Sevdiğim senden ayrılmam – Ali Kılıç

Güldane ve Ali Kılıç
Güldane ve Ali Kılıç

Yüzüm süre geldim sana
Sevdiğim senden ayrılmam
Cevri cefa etme bana
Sevdiğim senden ayrılmam

Dikenle dolsada yolum
Kırılsa kanadım kolum
Bu cana gelsede ölüm
Sevdiğim senden ayrılmam

Şeytan şerrinden kaçalım
Gönlü Ali’ye açalım
Uçmağa bile uçalım
Sevdiğim senden ayrılmam

Kılıç’ı yadlara verme
Kudretten çekilmiş sürme
Sefil halimi hor görme
Sevdiğim senden ayrılmam

 

Ali Kılıç

Sen bu Yolu nasıl geldin – Ali Kılıç

 

Güldane ve Ali Kılıç
Güldane ve Ali Kılıç

Sen bu yolu nasıl geldin derisen
Aldırmadım esen yellere kardaş
Yiğitliğin anlamını sorarsan
Demedim sırrımı ellere kardaş

Kötülerle kötü yola gitmedim
Önüme geleni yoldaş tutmadım
Benim olmayana el uzatmadım
Haram değmedi bu ellere kardaş

Çok küçük yaşlarda işte ezildim
Zalimliğe zorbalığa bozuldum
İlim irfan katarına dizildim
Doğruyla yürüdüm yollara kardaş

Benden küçükleri hiç hor görmedim
Dedikodu için soru sormadım
Saygı duydum büyüğümü kırmadım
İyi söz söylettim dillere kardaş

Ali Kılıç zorbalığı sevmedim
Hiç bir zaman yobazlığı övmedim
Mazlumların hatırına değmedim
Düştüm türlü haldan hallara kardaş

Ali Kılıç

Ölüm – Ali Kılıç

Güldane ve Ali Kılıç
Güldane ve Ali Kılıç

Karacoğlan kurtulmadı elinden
Herkese bir türlü yetersin ölüm
Veyseli de yakaladın kolundan
Herkese bir türlü yetersin ölüm

Yedi düvel yenemedi atamı
Aldın Anıt kabir deki yatanı
Bizim için kurtarmıştı vatanı
Herkese bir türlü yetersin ölüm

Halkımın uğruna gösterdin çaba
Çileler bittimi Mahsuni baba
Git Hacı Bektaşa deki merhaba
Herkese bir türlü yetersin ölüm

Mahsuni babayı bu gün göturdün
Hacı Bektaş toprağına yatırdın
Biz ağladık sende çöktün oturdun
Herkese bir türlü yetersin ölüm

Ali Kılıç kurtulur mu elinden
Koklamadan çiçeğinden gülünden
Kimbilirki nerde korsun yolundan
Herkese bir türlü yetersin ölüm

Ali Kılıç

19 MAYIS 2002

Nesine varayım ben O Yaylanın – Ali Kılıç

Güldane ve Ali Kılıç
Güldane ve Ali Kılıç

Gidemler gider de gelenler gelir
Nesine varayım ben o yaylanın
Yolu uğrayanlar hep pişman olur
Nesine varayım ben o yaylanın

Güzeller de ok kiprikli güzeller
Sallandıkca ciğerciğim ezerler
Yaz baharda çadırları bozarlar
Nesine varayım ben o yaylanın

Bir bak sevdiceğim gözümde yaşlar
Aşka düşenlerde olur bu işler
Ataşda yanıyor ağaçlar kuşlar
Nesine varayım ben o yaylanın

Dağın doruğunda sevdiğim gitti
Şu benim figanım ta arş’a gitti
Sanki sevdiceğim elimden tuttu
Nesine varayım ben o yaylanın

Ali Kılıç sever genci güzeli
Böyle midir yaraların yazarı
Çifte yavruların oldu mezarı
Nesine varayım ben o yaylanın

Ali Kılıç

Mor Beliklim – Ali Kılıç

Güldane ve Ali Kılıç
Güldane ve Ali Kılıç

Mor beliklim zülfün kemend eyleme
Gidiciyim yollarımı bağlama
Ardım sıra uğrun uğrun ağlama
Bu dünyanın halı böyle sevdiğim
Hakkın çoktur helal eyle sevdiğim

Ezelden ebede bu dünya yalan
Bir bak hiç olmuş mu ebedi kalan
Hızır İlyas derler o dahi yalan
İnsanın isteği böyle sevdiğim
Doğru düşün doğru söyle sevdiğim

Hasta iken sen gel otur başıma
Ölür isem biraz ağla naşıma
Bir kuş ol da mezarımın başına
Geceleri gelip tüne sevdiğim
Derdin deme ele güne sevdiğim

Terazi gelmezse ülker aşmıyor
Gönlüm sana bağlı senden şaşmıyor
Hiç kimse kimseye derdin açmıyor
İsterisen sen de açma sevdiğim
Gerçeklerden yine kaçma sevdiğim

Ali Kılıç baş sağıkan yazarım
Körpe torunlarda kaldı nazarım
Kim bilir ki nerde olur mezarım
Bu dünyanın halı böyle sevdiğim
Hakkın çoktur helal eyle sevdiğim
Ali Kılıç