| Arguvan Yaşam |
| Arguvan Anılar |
| Arguvan Köyleri |
| Arguvan Kültürü |
| Arguvan Tarihçe |
| Anasayfa |
| Videolar |
| Kategoriler |
| Gruplar |
| Üye Ol! |
| Video Yükle |
Demokrasi | Yağcılık & Yalakalık | |
|
Yerel seçimler öncesi bu kavramlar gözle görülür ölçüde alanlar da görülmeye başladı. Özellikle seçim bürolarında bunu daha net görmek mümkün. Toplumsal ilişkiler öylesine farklı zeminde boy gösteriyor ki, kimi zaman doğruyu yanlışı ayırt etmek her babayiğidin karı değildir. Sizin bakış açınızı beklenmedik bir zamanda birileri değiştirir.Sizin nasıl bakmanız gerektiğini birileri size göstermeye çalışır. Olayları hangi açıdan ve nasıl görmeniz gerektiğini ondan öğrenirsiniz. Hırsızlıkla hayatını kazanmış birleri doğruluktan dürüstlükten dem vurursa şaşırmayın.Durum böyle olunca, bakışınız sizin olmaktan çıkar başkasının görmek istediği şekilde bakarsınız. Yönlendirici siz farkında olmadan övgüler sıralamış kendi penceresine götürüp oradan bakmanızı sağlamıştır. Bunun yağcılık ve yalakalık mı olduğunu fark etmeniz zaman alır. Fark etseniz de “artık çok geç Kemal” durumuna düşmüş olurdunuz.
Adam haklı yalakalık yapıyorsa bunu karşılığı yalakalık olarak kendisine yansımasını bekliyordur. Emrinde çalışanların arasında yalakalık zinciri böylece sürüp gidecektir. İşi iyi bilmekten daha çok, iyi bir yalaka olarak başarıya daha kolay yoldan elde edebiliyordu. Toplumsal yapıda idari görevlerde bu konumdan payını düşeni alır. Yalakalık zinciri adamı olduğundan farklı gösterir. Sistem bu yüzden çabuk tıkanır. Sorun sahip olduğu birikimin, sahip olduğu yetkilerin gerisinde kalırsa işte o zaman çözümsüzlük başlar. Yalakalara gün doğar. Çözüm için birilerine ihtiyaç duyulunca bu arada yalakalar için zemin hazırlamış olur. İnsan ilişkilerinin gerektirdiği kurallar bazen garip olaylara neden olur. Bir gün doktorun biri haksız yere bir hastasına bağırdı. “Çok konuşma kadın” diyerek onu azarladı. Doktor altmış yaşlarında bir bay Mersin’li, kadın seksen yaşlarında Diyarbakırlı bir bayandı. Doktorun tepkisi karşısında kadın “evladım kusurum olduysa bağışla.” dedi. Belli ki kadın hanedan bir yapıdan geliyordu. Doktor kadının yüzüne bakınca haksız yere bağırdığını anladı. Ama yine de haklı olduğunu onaylamak içi bir şeyler söyleyip bana döndü. “öyle değil mi?” diye sordu. Mesleğim gereği ilaç temsilcisi olarak tabi ki dememi bekleyen doktora ben acıyarak yorum yapmadan onu yüzüne baktım. Bir satıcı olarak bu bana olumsuz yansısa da, bir insan olarak onur vereceğini farkında olduğum için onaylamadım.Yaptığım iş her ne kadar yalakalık ve yağcılık gerektirse de hiçbir zaman bu yönteme baş vurmayı düşünmedim. Başarılı olmak için hep kendim olmayı becerdim. Bilgi, beceri ve dürüstlük her zaman daha sağlam başarı zemini oluşturur. Yalaka ve yağcı kendine güvenmeyen insanların işidir. Başkalarının başarılarından kendilerine pay çıkartarak gerçek hayatta zavallı insanlardır. Her zaman kendisi olmayı başaran insanlar ne yalakacılığa nede yağcılığa ihtiyaç duymadan onurlarını ayakta tutmayı başaranlardır. Önümüzdeki süreçte herkesin kendi özgür iradesin kullanarak hareket etmesini diliyor yağcı ve yalakalara itibar edilmemesini teğmeni ediyoruz. Özelikle de bu seçim sürecinde daha uyanık olmak bir vatandaşlık görevi olarak algılanmasın diliyorum. Favorilere ekle Sık Kullanılanlar
E.Posta ile bildir
Okunma: 190 Yorumlar (0)
![]() Yorum yap
|
|