|
 Aşık Çobani - Gazi Erkaya 1948 yılında A.Sülmenli köyünde marabalık, çobanlık yapan yoksul bir ailenin çocuÄŸu olarak dünyaya gelen Gazi Kaya, hayatını da uzun süre gerek yaylada gerekse köyde çobanlık yaparak sürdürmüştür. Yoksulluk içinde geçen yaÅŸam koÅŸulları kendi duygularını ve düşüncelerini de ÅŸekillendirmeye baÅŸlamış kendi deyimiyle, acı ve kederle yoÄŸrulup bu ateÅŸte piÅŸerek kendi yaÅŸamını türkülerde anlatmaya çalışmıştır. ’Çobani’ mahlasıyla kendini dile getirmesi de buradan ileri gelir. İlk bestesi de ‘Çoban Olmam’ türküsüdür.
Sardım sıgarayı aldım keçeyi
Dağ taş demeyip dere geçeyim
Ağalardan hangisini seçeyim
Töbe olsun çoban durmam bir daha
Hasretlik ve sevda türküleri, yöremizdeki tüm aşıklarımızın dile getirdiÄŸi ve ‘olmazsa olmaz’ konulardan biridir. Hasretlik ve sevda çeken Çobani bunu türkülerine de yansıtmıştır.
Zaten sevdalının başı dertli olur
Bilmem ayrılığın sonu ne olur
Helbe bir gün duydun Çobani’m ölür
Bu feleğin bana kastı neyimiş
Aşıklarımız yaşamın içinden kiminde bir çileli yaşamı,kiminde bir aşkı, kiminde bir hasretlik acısını, ayrılığı, kiminde de bir ağıtı dile getirir. Çobani, bölgede yaşanmış bir çok acı olayları türküsüne yansıtmıştır,
Çobani’ye söylen yazsın destanım
Kaderim böyledir Senem’dir adım
Benim suçum varsa sorsun Allah’ım
Al kanlar içinde öldü bu gelin
Güzel sesi, yorumu ve besteleriyle Çobani olarak adını duyuran, uzun bir dönem bölgemizde sevilerek dinlenmiÅŸ olan Aşığımız Gazi Kaya, bu alanda bir çok aşıklarımız gibi müziÄŸin profesyonellerine çok ÅŸey kazandırırken kendisi emeÄŸinin karşılığını hiçbir zaman alamayan ve ailesiyle birlikte geçmiÅŸ yoksulluÄŸu çok fazla bir deÄŸiÅŸime uÄŸramadan yine sıkıntıları çekmek zorunda kalan, son yıllarını da İstanbul’da çok daha sıkıntı içinde geçiren ve bir kalp krizi sonunda aramızdan ayrılan deÄŸerlerimizden biriydi.
Başımız sağ olsun.
Çobani türküleriyle hep bizimle olacaktır!
Ne mutlu sana Çobani!
Yazan:Kazım Eroğlu
 |