|
Roma
döneminin Arguvan tarihiyle ilgili en ilginç yönü, kuşkusuz
Pavlikienlerdir. Pavlikienler, Malatyanın kuzeyindeki dağlarda göçebe
olarak yaşayan, hayvancılıkla geçinen bir topluluktur. Pavlikienler
etnik bir grup değil, dinsel bir gruptur. Mezhebe adını veren Pavlos
(Paul), Arsamoustat yada Ermenistan Samosatı denilen ve Erzincan-
Erzurum arasında yer alan bir kasaba da doğmuştur. Paulusçuluk,
kendisinden daha önceki Marciona ya da Maniye bağlı akımlardan
etkilenmiş bir Hristiyanlık Mezhebi idi. Pavlaki adına ilk kez 719
yılında rastlanıyor. Ancak bu tarihten önce de Pavlikienlerin varlığı
düşünülebilir. Pavlikienlerin inançları Ortadoks Kilisesi inançlarından
farklıdır. Ortadoks Rum Kilisesi, Paulün Maniheist bir kadından
doğduğunu,dolayısıyla Katolik Kilisesi ile Pavlikienlerin aynı zamanda
Maniheizmin etkisi altında bulunduğunu ileri sürmüştür.
Pavlikienler Meryemin kutsallığını inkar ile kırk günlük bazı
yiyeceklerden perhiz biçimindeki Hıristiyan orucu ve onu izleyen
bayramı da reddediyordu. Eucharisty Ayini ve Haç için kutsal bir tefsir
vermişler. Katolik rahiplerini ve dinsel rütbelerini kabul
etmemişlerdir. Din adamlarının ise öteki Hıristiyan din adamlarından
giyiniş farkı yoktur.
Pavlikienler, iyilik ve kötülük güçlerinin
savaşımına, ayrıca; günün birinde Göksel Pederin yeryüzündeki kötülüğü
ve zulmü ortadan kaldırmak için bir kurtarıcı göndereceğine inanıyordu.
İmparator Konstandin Kopronymus zamanında (741-775) devletçe korunmuş
ve Trakyada oturmaları önerilmiştir. Bir olasılığa göre Pavlikienlerin
bir bölümü Trakyaya göçmüş, Anadoluda kalanlar, yaklaşık 810 yılında
Bizansın doğu sınırlarını korumakla görevlendirilmiştir. 7. yüzyılda ,
devletin Pavlikienlere yaklaşımı, kilisenin de etkisiyle değişmiş,
Anadoluda kalan gruplar soykırıma tabi tutulmuştur.
Görüldüğü gibi
mezhep, gerek Mehdi inancını, gerekse resmi dine aykırı inançlar
taşıması nedeniyle Alevilikle inanç ve özellikle konum benzerliği
taşımaktadır. Arguvan-Divriği-Hekimhan üçgeninde yer tutan
Pavlikienler, yörenin Bizans komutanlarından Teodos Melisennosu
öldürünce Bizans İmparatoru Mitcel III, İstanbuldan ordusuyla Malatya
yöresine hareket eder. Cezalandırılacaklarını anlayan Pavlikienler,
Arapların Malatya Emiri Ömere sığındılar. Ömer, Pavlikienleri Halife
Vasıka gönderdi. Vasık, sığınmacılara Ermenistan sınırında toprak
verdi. Halifenin buyruğu üzerine Pavlikienler Argaus (Arguvan) ile
Divriğiye yerleştirildi. Buralarda şefleri Karbeasın yönetiminde
Müslüman Araplarla Bizansa karşı başarılı savaşlar çıkaran
pavlikienler, resmi dine muhalefetleri nedeniyle zaman zaman Bizans
Devletince soykırıma tabi tutulmuşlardır.
856 yılında Bizans
ordusu Pavlikienleri cezalandırmak için harekete geçti. Müslüman
Araplar, Pavlikienler ve Ermenilerden oluşan üçlü ittifak, Bizans
ordusuna karşı koyamadılar. Samsatı alan Bizans ordusu, Fırat vadisini
izleyerek Arguvan yöresinden Divriğiye ulaştılar. Bizanslılar, yöreden
yüz bin kişiyi tutsak alarak götürdüler.
Pavlikienler üzerine son
yıllarda özellikle Avrupada birçok araştırma yapıldı. Tarihçiler,
Pavlikienlerin 975 yılı civarında Balkanlara sürüldüğü noktasında görüş
birliÄŸindedir. Mezhebin Ermenileri de etkilediÄŸi, zamanla Niksar ve
Ladike kadar yayıldığı görülmektedir. Divriğideki kale yıkıntılarından
birisi Pavlikienlere aittir.
Balkanlara sürülen Pavlikienlerin,
özellikle Bosnada tutunduğu, orada Bogomilizm mezhebini oluşturduğu,
kesin olmamakla birlikte tarihçilerce savunulmaktadır. Pavlikienlerin
Tunceli halkının inançlarının kökenini etkilemesi gibi görüşlerde
ortaya atılmıştır. Pavlikienlerin, Anadolu Aleviliğinin oluşumunda
herhangi bir etkisinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilgi: Ali İhsan Öztürk / www.arguvan.info
Kaynak: Halil Yazgan
www.arguvan.info için hazırlanmış ve düzenlenmiştır...
 |