Ali Kızıltuğ

Şu zalim gurbet çıktı çıkalı Sulu tarla ile bahçe perişan Gelin oğlum da neler gediyor...
Karşıki tarlanın ekini seyrek Yorulmuş nazlı yar yardıma gidek Dedimki sevdiğim benim olursan Dediki sevdiğim...
Dam üstünde çul serer (Loylu da yar leyli de yar loy loy loy) Bilmem bu...
Karakışı bahar eden vefasız Çiğdem çiçek açtı hani nerdesin Koyunlar kuzuladı dağlar yeşerdi Derelerde su...
Kırat bu dağları aşmalı bugün Dostun ellerine (ömrüm) düşmeli bugün Varm dost eline bir sual...
Gönlüm viran oldu senin elinden Oy dağlar dağlar vay dağlar dağlar yanasın dağlar Baykuş bile...
Yıllardır şu hasretinle yanarım Ağlayacak göz mü koydun sevdiğim Eller gibi vedalaştın ayrıldın Söyleyecek söz...
Gurbet eli mekan tutup gelmeyen Vefasızlar gözüm görür yavaş sen İkrar verip ikrarında durmayan Baykuş...
Değirmenim terse döndü bu sene Bulgura mı yanam kendime mi yanam Yar orada kanser olmuş...
Bir zaman günleri saydım Bir zaman ayları saydım Bir zaman yılları saydım Hani geleceğin yok...
Sekiz öküz bir tarlada Vuruşuylarmış ha babam de babam Acından ölen danayada Gülüşüylermiş ha babam...
Derya kenarında kayık değilim ölem yar ölem İçmişim badeyi ayık değilim gadan alırım da Sevdiğim...
Asr-ı gurbet harap etmiş köyümü Bülbül gitmiş baykuş konmuş gel hele Ben ağayım ben paşayım...