Pir Sultan Abdal

Gel benim sarı tanburam Sen ne için inilersin İçim oyuk derdim büyük Ben anınçin inilerim...
Güzel aşk cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır...
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada...
Be yarenler be kardaşlar Gör neyledi zaman bizi Gözüm yaşını akıttı Sel eyledi zaman bizi...
Açıldı Cennet kapısı Lal-ü güherdir yapısı Kıldan incedir köprüsü Geçebilirsen gel beri Canımız melek canıdır...
İsm-i azam duasıdır Hergiz usanılmaz imiş Uçtu bülbül kafesinden Göçen canlar dönmez imiş Alay göçmüş...
Alay alay olmuş gelen turnalar Kanadı kolları vardır turnanın Silkinip uçamaz menzil görenler Gök yüzünde...
Seyredelim Horasan’ın ilini Gördüm iki turna güzel turnalar Tavaf ettim imamların yerini Gördüm iki turna...
Yel esti mi aşka gelir sallanır Mart ayında yeşillenir ağaçlar Kıpkırmızı donlar giyer allanır Hu...
Yanımızda iki melekler gezer Bin hayır biri şerrimiz yazar Kahbe felek bizi aldatır üzer Nerede...
Hak Muhammed Ali geldi dilime Kalma günahlara mürvet ya Ali Yine ihsan senden ola kuluna...
Uyurken üstüme gelen erenler Gafil aç gözünü uyan dediler Serseri kalma bu cihan içinde Yürü...
Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün...
Çevrilip çevrilip üstü yanımdan Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil Benim derdim yeter bir de...
Kerbela çölüne bir koyun geldi Duyunca Muhammed Ali ağladı Koyunun feryadı bağrımı deldi Yürekteki yaralarım...
Uyurken Üstüme Geldi Erenler Gafil Aç Gözünü Haydi Uyan Dediler Serseri Kalma Şu Cihan içinde...
Yeşil başlı ördek göllere uçtu Duysun canlar deyü bizi asarlar Bir taş oynamasın yerli yerinden...
Takdir-i İlahiden budur nasibim Az vermiştir çok istemem çare ne Bu kadar nasibim budur kisibim...
İlk yazın geldiği neden bell’olur Gülşeninde öten bülbül daldadır Eyyüb’ün teninde iki kurt kaldı Biri...
Yörü bire Çiçek dağı Sende suna boylum kaldı Hep kuşların dönüm çağı Bülbülüm goncası soldu...
Bir yavru yolladım da gurbet ellere Emaneti de sana bozatlı hızır Seni bekçi derler de...
Mihman olmuşum gelmişim Hakk’a bağlamışım özüm Ev sahibi iki gözüm Gönder bizi safa ile Gelin...
Gel ey zahit gel ey ilişme bize Hakk’ın yarattığı kul bana neyler Arıdırsan kendi kalbini...
Bir gece Muhammed evde yatarken Üç melek geldi nida getirdi Selman’ın şeklinde bir oğlan girdi...
Yine yeşillendi dağlar Kararıp kocamaz bağlar Her nereye varsam ağlar Felek, senden gülen kimdir Ateşim...
Hak yarattı Muhammed’i nurundan İnsan olan gelir nura çevrilir Çark kurulmuş dolap daim dönmede Mansur...
Bize de Banaz’da Pir Sultan derler Bizi kem kişi de bellemesinler Paşa hademine tenbih eylesin...
Serseri girme meydana Aşık senden hal isterler Kallaşlık urma demi Tasdik ehli kal isterler Uyan...
Hasretilen beni uryan eyledin Beklerim yolların gel efendim gel Gönül kuşu kalktı cavlan eyledi Beklerim...
Medet senden medet Muhammet Ali Akar boz bulanık sellerde kaldım Ne de zalim olur şu...
Şu kanlı zalimin ettiği işler Garip bülbül gibi zar eyler beni Yağmur gibi yağar başıma...
Sofu mezhebimizi ne sorarsın Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz Gözlüye gizli yoktur ne ararsın Biz Muhammed...
Bizden selam olsun Ali oğluna Koyduğu yerlerde durmayor talib Her kişi başına bir sürek sürer...
İkrar verdim bu ikrarı güderim İkrarımdan dönmem yolun ucundan Eksikliğim bilip yoldan kalmadım Tarikim ararım...
Gurbet elde yad ellerin derdini Çekeyim de eğleneyim bir zaman Yaralı sineme bal ile tuzu...
Diken arasında bir gül açıldı Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim Bezirganım yüküm gevher satarım Ali pazarına...
Sonraki Sayfa »