Ali İhsan Öztürk

Ali İhsan Öztürk

Ali İhsan Öztürk

Yöremiz insanlarının çırpınışlarına kulak tıkayan bir zihniyetin varlığını sürdürmesi ne kadar vahim ise, bunları destekleyen bir düşüncenin de destekçisi olmak o kadar vahimdir. Bizler bu memlekette bulunmamıza rağmen, sesimizi yeterince duyuramıyorsak bu bizim suçumuzdur. Hak arama yollarını bilmediğimiz gibi, bu yolu tıkamasını da çok iyi biliriz.

Bu duygu ve düşünceler ışığında, yıllardır mücadele eden, gelenek ve göreneklerine bağlı insanlarımızın azmine saygı duymalıyız diye düşünüyorum.

Hep söyleriz Arguvan sahipsiz diye…

Arguvan da sosyal etkinliklerimiz yoktur diye…

Süreç içerisinde, geçirdiğimiz zamanımızı hem sizlerle paylaşmak hem de emek vermek için çabalayan bazı gönüllü elçilerimizi de hatırlamamız gerekir. Bu dönemler içerisinde bulunduğumuz ve şahit olduğumuz bazı konuları da siz değerli okuyucularla paylaşmak istiyorum.

1997 yılında bir  akşam vakti buluştuğumuz vakıf parkta, çayımızı demlemişiz içiyoruz. Masamızın etrafında Ali Rıza Uğurlu, Mustafa Yuka, Halil Yazgan, Metin Özer, Nevzat Topal var. Sohbet çok güzel. Gündem de yine Arguvan var. Neler yapılır. Veya neler yapmamız gerekiyor diye, sohbetin deminde buluyoruz kendimizi bir yerlerde.  Ve o gün Ali Rıza Uğurlu Bey, Malatya’nın yerel radyolarından Radyo Mega’da canlı yayın programı olacağını belirtiyor. Bizlerde bu doğrultuda ki beklentilerimizi dile getiriyoruz. Ali Rıza Bey bu programda hem kültürel etkinlikleri, hem de kendisine ait yeni yayınlanmış olan “Böyle Bir Dünya Kurasım Gelir“ adlı şiir kitabının tanıtımı için radyonun konuğu olduğunu belirtir. Orada bu konulara değineceğini ve Arguvan’da bir müzik şöleni yapılması konusundaki isteklerini dile getireceğini söylemiştir. Bu şöleninde geleneksel olarak devam ettirilmesi konusunda ki talepleri irdeleyecektir. Böylece, bizlerin bu konulardaki görüşlerimiz ve sohbetlerimiz hep devam etmiştir. Geç vakitlere kadar süren bu yaz akşamları sohbetleri, yıl boyunca devam etmiştir.

1998 yılı yine aynı heves ve heyecanla buluştuğumuz dostlarımızla,  bu parklardaki sohbetlerimiz hep devam etmiştir. Bir gün üçgen parkta, bir hafta sonra kanal boyunda, başka bir hafta sonu öğretmen evi çay bahçesinde derken, o yılı da bitirdik. Alışmışız ya hep konuşacağız. Zaman su gibi gelip geçiyor. Bunun hesabını yapan yoktur. Nasıl olsa o an zamanımız geçiyor. Biz o anlara bakıyoruz.

1999 yılında gündemimiz gereği, Arguvan da bir türkü şöleni yapılması için bir girişime girmenin zamanı geldiği düşüncesi iyice hasıl olmuştur. Ve bu düşünce olgunlaşmaya başlamıştır. Özellikle Ali Rıza Uğurlu, gazeteler ve televizyonlar aracılığıyla, olgunlaşan bu düşüncesini sürekli dile getirmiştir. En son çıktığı bir televizyon kanalında (Malatya Güneş Televizyonu) bunu açıkça dile getirmesi ve her ortamda paylaşılması ve geç kalındığı konusundaki tereddütlerini de ifade etmiştir. Bu günlerde yapılan toplantılara, Doç. Dr. Ramazan Çiftlikçi, Dr. Ata Erdoğan, Metin Özer, Nevzat Topal, Ali Rıza Uğurlu, Mustafa Yuka, Halil Yazgan ve ben bu toplantılara katılıyoruz. Aslında toplantıdan öte, o günlerde bir nevi akşam sohbetleri idi. Ve zamanımız öylece geçip gidiyordu.

2000 yılında bu düşüncemiz olgunlaşmaya başlamış olup, yapılacak çalışmanın filizlendiğini görmenin zamanı gelmiştir. Artık yola çıkma zamanıdır. Bu düşünceleri birileri ile paylaşmak, genele duyurmak ve konuyu Arguvan-Malatya-İstanbul üçgeninde değerlendirilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. Tabii bu arada, neden Malatya’da da bir kültür sanat derneği yoktur. Bunun içinde bir arayışa girdik. Gerekli hazırlığa başlandı. Netleşen bazı hususlarda birlik sağlandı. Süreç işliyor ama, icraatlar geç kalıyordu. Bir an önce yola çıkılması gerektiği kanaati oluştuğundan, artık dönüş de olmayacaktır. Hem Arguvan’da bir türkü şöleni yapılması fikri iyice benimsenmiş, hem de Malatya’da bir kültür sanat derneği kurulması düşüncesi oluşmuştur. Artık bazı konulardan kaçma zamanı değildir. Ve İcraat zamanıdır.

2001 yılında, yapılacak çalışmalara destek bulmak amacıyla Malatya’da KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ kurulması gerektiği fikri iyice benimsendi. Yapılacak çalışmaya duyarlı ve de ilgili bir grup sahiplenmek amacıyla bir araya geldik.  27 Nisan 2001 tarihinde genel düşünceler ışığında bir araya gelmek üzere ilk toplantıyı ÇAĞRIŞIM GAZETESİ’nin Kışla Caddesinde Turfanda Sokak, Turfanda İş Merkezi’nde bulunan ofisinde yaptık. Yapılan çalışmalar neticesinde ikinci toplantısını yapmak üzere ise,  Altın Kayısı Oteli’nde tekrar bir araya gelmiştik. Toplantı gündemimizde derneğin öncelikle tüzük içeriği ve kapsayacağı konuları belirlemiştik. Yaptığımız toplantılar neticesinde hazırlıkları yakından takip edecek bir kurucular kurulu oluşturuldu. Ve 04 Haziran 2001’de 11 kişilik bu kurucu üyelerimizi seçtik. Bunlar içerisinde, Ata Erdoğan, Mustafa Yuka, Avni Çiçek, Ali Tura, Ali Taştepe, Metin Özer, Leyla Kısak, Emel Tekgül, Sedat Ergan, ben ve   Cemil Ceviz ile birlikte dernek kuruluş çalışmalarına başladık. Malatya Kültür Sanat Derneği adına karar birliğine varılarak kısa adıda MAKSAD olsun diyerek, derneği kurmuş olduk.  Hazırlıklarımız bittikten sonra 12 Haziran 2001 tarihinde resmi başvurumuzu yaparak gerekli işlemlere başladık. Amaçlarımız arasında yöremizin sesini ülke kamuoyuna duyurmaktı. Derneğin amaçları doğrultusunda bunu da çok güzel yaptık. Bu kuruluş süreçimiz devam ederken, Arguvan ile olan ilişkilerimize gereken önemi vererek, sürekli olarak destek verebileceğimiz fikri üzerinde bir karara vardık. Yapılan çalışmalarımız içerisinde Arguvan İlçemize gidilmesi ve bu konuların Belediye Başkanı ve Kaymakama iletilmesi gerektiği de bir gerçektir. Bu düşünceler ışığında kültürümüze ve sanatımıza ilgi duyan ve konunun ciddiyetine inanan kişileri, Paşaköşkü Vakıf Parka davet etmek üzere bir araya geldik. Bu tür toplantılara her daim katılan duyarlı insanlardan Ali Rıza Uğurlu, Ramazan Çiftlikçi, Halil Yazgan, Mustafa Yuka, Metin Özer,  Nevzat Topal, ben ve Ata Erdoğan katılmıştır. Daha sonraki toplantılarda bir araya gelen bu duyarlı insanların ortak görüşü, Arguvan’a gidilmesi ve konunun ciddiyetinin öneminin anlatılması gerektiği hasıl olmuştur. Bu arada zamanı müsait olan Ali Rıza Uğurlu, Halil Yazgan’ı alarak Arguvan İlçesine giderler.  Orada Muharrem Yazıcıoğlu ile karşılaşırlar. Ve hep birlikte Belediye Başkanının yanına giderler.  Konuyu önce Belediye Başkanı Mehmet Fidan Bey’e aktarırlar. Düşünceler konuşulur. Değerlendirmeler yapılır. Dönemin Kaymakamı Kemalettin Sakin Bey’e bilgi verilir. Konular açılır. Öneriler değerlendirilir. Ve Kaymakam Bey bu fikir ve düşüncelerden çok hoşnut olduğunu söylemiş. Ve elinden gelen her şeyi yapacağını belirttiğini ve toplantının bittiğini söylediler. Bizleri bilgilendiren Ali Rıza Uğurlu ve Halil Yazgan’ın bu çabalarının yanında İlçemizdeki bu olumlu yaklaşım bizlere güç vermiştir.

2002 yılında bu hususları yakından izleyen MALATYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ, konunun ciddiyetine inandığımızdan, Arguvan’a gidilmesi fikri oluşmuş ve bu fikirler içerisinde öncelikle nasıl bir görev alabiliriz denilmiştir. Bu duygu ve düşünceler ışığında Dernek Başkanı Mustafa Yuka, Ali Rıza Uğurlu ve ben hep birlikte Arguvan’a gittik. İlçe Nüfus Müdürü Halil Yazgan’ı da  yanımıza alarak, Belediye Başkanı Mehmet  Fidan beyi ziyaret ettik. Çalışmalarımız hakkında bilgi alışverişinde bulunduk.  Gelişmeleri görmek amacıyla Belediye Başkanı açıklamalarda bulunarak, çalışmalarının devam ettiğini, Ankara’ya gittiğini Kültür Bakanı ile görüştüğünü, destek istediğini, bakanın programı gördükten sonra 1.000 YTL.  (o zaman 1 milyar Lira olacaktı) katkıda bulunacağının sözünü aldığını ifade etmiştir. Başkan o kadar iddialı konuşuyordu ki, gerekli tüm çalışmalarının yapıldığını, hatta 9 Eylül 2002 Günü,  Arguvan Türkü Şenliği yapacaklarını kesin bir dille ifade etmiştir. Belediye Başkanı ile yaptığımız görüşmelerden sonra konunun önemini bildiğimizden bir de Kaymakam ile görüşmek istediğimizi belirterek makamdan ayrıldık. Bunun üzerine Başkan da bizimle birlikte gelmek istediğini ve Kaymakama konuyu aktarmak istediğini söylemiştir. Diğer kaymakamımız gitmiş, yerine yeni bir Kaymakam gelmiştir. Yeni Kaymakam Sayın Özkan Demir Beyi ziyaret ettik. Kendisine gerekli bilgileri ve imkanlarımızı sunduk. Görev verildiği taktirde, imkanlarımız ölçüsünde yardımcı olacağımızı, Dernek Başkanımız tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca Belediye Başkanı, Kaymakam Bey’e konuyu aktardı ve Ankara’ya kendisinden habersiz gittiğini ve yardım talebinde bulunduğunu öğrenince çok üzüldüğünü dile getirdi. Kaymakamın bu duyarlı yaklaşımı ve üzüntüsü bizleri de üzdü. Ama bu arada bizlerde bu gelişmelerin neden koordineli bir şekilde olmadığını öğrenince bizlerde çok büyük üzüntü duyduk ve hep birlikte bu gelişmelerden duyduğumuz ezikliği, kaymakam ile paylaşmaktan dolayı da üzüldüğümüzü açıkça ifade ettik. Başkan çok büyük bir hata yapmıştı. Bunun farkında değildi. Burada yapılacak her iş ortak paydalar ve ilçe menfaatleri göz önüne alınması gerekiyordu. Siyasi bir oyun değildir. Öncelikle Arguvan’ın düşünülmesi gerekiyordu. Bunu da birlik ve beraberlik ile olacağının bilinmesi lazımdı. Olanlar olmuştu artık geri dönüş yoktu. Kaymakam bey bizlerin bu duyarlılığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve bizleri kutlamıştır. Çalışmalara iyi hazırlanmalıyız ve bir an önce başlamalıyız dedi. Kültüre çok önem verdiğini ve Arguvan türkülerini çok sevdiğini konuşmalarının sonunda eklemiştir. Belediye Başkanı, bu Türkü Şöleninin, bu yıl mutlaka yapılacağının sözünü vermişti.  Toplantı bittiğinden hep birlikte Kaymakam Bey’in Makamından ayrıldık.

Biz dernek üyeleri olarak 09 Eylül 2002 tarihinde yapılacak olan Arguvan Türkü Şöleninin gerçekleşeceği günü beklemeye başladık. Fakat derneğimizin yayın organı MAKSAD adlı dergimizde (2. sayımızda) konuya gerekli duyarlılık gösterilmiş ve Sayın Belediye başkanının açıklamaları ile birlikte kamuoyuna bilgi sunulmuştur. Aradan geçen 3 aylık süreç bitmiştir. Gün gelmiş çatmıştır. Sanırız Başkan gerekli desteği bulamadı ki, o programı yapamamıştır. Daha sonra yapmış olduğumuz araştırmada 10.10.2002 tarihinde Belediye Başkanı İstanbul’a giderek Bostancı’da bulunan Dila Otel’de Arguvan Vakfı Yöneticileri ile görüşerek sorumluluğu onlara devrettiğini öğreniyoruz. Vakıf tarafından ilk çalışmalara başlandığının bilgisi ile ümitleniyoruz. Çünkü gerekli desteği Vakıf Yönetiminin bulacağı düşüncesi, bizleri daha da ümitlendirmiştir. Ve böylece bir yılı da geride bırakarak gelecek yıla inşallah düşüncesiyle- ümidiyle… Bekliyoruz.

2003 yılında, başta Vakıf Başkanı Sayın  Sadık Kayhan Bey ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ersoy Eren Bey’in çaba ve gayretleri yanında, Erder (Ermişli Köyü Derneği) Dernek Başkanı Sayın Fahrettin Kayhan’ın katkıları ve Arguvan Vakıf Yönetim Kurulu Üyelerini ve Arguvan Köy Derneklerinin katkısı ile bir hareketlilik başlıyor. Ve bu yönetimin katkısını asla unutamayız. En büyük desteği onlar sağlamışlardır.

Arguvanlılar Vakfı  Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri 1. Türkü Festivaline gerekli desteği bularak yapımına çok büyük bir katkı sunmuşlardır. Ve adlarına yakışır bir ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ yapmışlardır… 

Elinize dilinize ve yüreğinize sağlık.  Bu sancılı sürece gelene kadar, yukarıda adlarını anımsattığımız görünmez-bilinmez ve adları anılmaz bu insanları artık bundan sonra bilmenizde yarar görüyor ve bilgilerinize sunuyorum.

Emek verenleri unutmayalım ve bu konuda çaba sunup bu günlere gelmesine katkı sunanlara haksızlık etmeyelim. Bugün birileri ortaya çıkıp, yapılsın-yapılmasın, desteklensin veya desteklemeyelim gibi düşünceleri bir yana bırakarak ARGUVAN  VE ARGUVANLILAR için bir araya gelelim. Birlik olalım.

Tekrar tekrar bu emek verenlere herkesin huzurunda teşekkür etmek istiyorum.


Ali İhsan Öztürk
Saygılarımla

By Radyo Arguvan

Radyo Arguvan 2006 yılından beri aralıksız olarak yayın yapan ve Arguvan'ı ve Arguvan kültürünü tanıtmayı kendisine esas görev olarak gören Web Sitesidir. Radyo Arguvan adında anlaşılacağı üzere, Arguvan Türkülerinin yayınlandığı bir Radyo Sitesidir. Arguvan Türkülerinin yanında Halk Türküleri ve Özgürlük Türkülerinede yer vermektedir. Kültür ve Sanatta Halktan yana Tavır koymayı benimsemiştir.

Bir cevap yazın