Yaklaşık 300 kişilik bir grup tekbir getirerek, “Sürgü Kürtlere mezar olacak, Sürgü Alevilere mezar olacak” sloganlarıyla Evli ailesinin evinin önüne gelir. Evin önünde davul çalınır ve ev taşlanır. Bu sırada camlar kırılır ve az sayıda olan jandarma yetersiz kalır ve havaya ateş ederek grup dağıtmaya çalışır. Evin önünde istiklal marşı okunur, sloganlar devam eder ve bu olay saat 03:30 sularında sona erer. Kalabalığa, Evli ailesinin beldeden tehcir edileceği sözü verilir.

 

“ALLAH’INI SEVEN BUNLARA SALDIRSIN! “

 

CHP’li Vekillerin Sürgü Raporu

28 Temmuz 2012 tarihinde başlayan ve 30 Temmuz 2012 tarihine kadar devam eden gerginlik ve saldırılar başından beri partimiz tarafından ciddiyetle takip edilmiştir.  CHP Malatya örgütleri tarafından yapılan ön çalışma bilgileri CHP genel merkezine ulaştırılmış ve bunun üzerine Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’dan oluşan bir heyet 29.07.2012 tarihinde Pazar günü hareket ederek gece yarısı Malatya’ya ulaşmıştır. 30.07.2012 tarihinde, saat 01: 00 sularında Sürgü Beldesi’ne varılmıştır. Taraflarla yüz yüze görüşülmüş, olay yerinde incelmelerde ve gözlemlerde bulunulmuş, belde sakinlerinin tanıklıklarına başvurulmuş ve yetkili makamlarla görüşmeler yapılarak rapor için gerekli veriler toplanmıştır.

Bu raporda öncelikle olayların gelişimine, arkasından tespitlere ve çözüm önerilerine yer verilmiştir, denerek değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaşmışlardır. İşte o rapor:

Gerginlik ve Saldırı Olayının Ortaya Çıkışı ve Geldiği Nokta

“28 Temmuz 2012 tarihinde, Ramazan davulculuğu yapan Mustafa Evşi sahur vaktinde davul çalarak mahalleyi dolaşmaya başlar ve Evli ailesinin evinin önüne gelir. Kendi evlerinin önünde uzun süre davul çalmasına itiraz eden Evli ailesi, işten geldiklerini, sabah işe gideceklerini ve ayrıca hastalarının olduğunu belirterek artık davula vurmamasını ister ve bunun üzerine bir tartışma çıkar. Bu tartışma münakaşaya dönüşür ve evin önünde yaklaşık olarak 40 kişilik bir grup toplanır. Tartışmadan 10 dakika kadar sonra jandarmaya haber verilir ve jandarma kısa sürede olay yerine gelir ve kalabalığı dağıtır. Bu sırada kalabalık tarafından aşağılayıcı, ayrıştırıcı ve nefret içeren sözler sarf edilir.

28.07.2012 tarihinde, Cumartesi gündüzü beldede olay tartışılmaya başlanır ve beldede kışkırtıcı propagandalar yapılır. Evli ailesine yönelik tepkiler giderek artar. Davulcu Mustafa Evşi’nin anlatımlarına göre, sahur vakti çalması gereken davul 01:00 sularında davul çalınmaya başlar ve kalabalık bir grup Evli ailesinin evine doğru harekete geçer. Bu noktada Evli ailesinin anlatımı da Evşi’yi doğrular.

Yaklaşık 300 kişilik bir grup tekbir getirerek, “Sürgü Kürtlere mezar olacak, Sürgü Alevilere mezar olacak” sloganlarıyla Evli ailesinin evinin önüne gelir. Evin önünde davul çalınır ve ev taşlanır. Bu sırada camlar kırılır ve az sayıda olan jandarma yetersiz kalır ve havaya ateş ederek grup dağıtmaya çalışır. Evin önünde istiklal marşı okunur, sloganlar devam eder ve bu olay saat 03:30 sularında sona erer. Kalabalığa, Evli ailesinin beldeden tehcir edileceği sözü verilir.

29.07.2012 tarihinde, saat 10: 30 sularında Doğanşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaman ve saat 11:00 sularında Malatya il örgütü ve Doğanşehir ilçe örgütü yöneticilerimiz Sürgü Beldesi’ne ulaşır ve heyet halinde Sürgü Belediye Başkanı Faruk Taşdemir’i ziyaret eder.  Taşdemir, hiç kimsenin olaya karışmamasını, siyasilerin ve basının haberdar olmamasının ve kendisinin olayı çözeceğini heyetimize anlatır ve ailenin beldeyi terk etmesinin ortamı sakinleştireceğini belirtir. Bu öneriye CHP heyeti, bu tarzın, olayları pekiştireceğini ve devletin görevinin yaşam hakkını savunmak ve güvence altına almak olduğunu ileri sürer ve bu önerinin kabul edilebilir bir uygulama ve çözüm olmadığını dile getirir.

Daha sonra belde sakinleriyle görüşmeler devam eder ve jandarma karakolu ziyaret edilir. Hem belde sakinleriyle hem de yetkili kurumlarla yapılan görüşmeler sırasında tehcir planın önceden duyurulduğu anlaşılır. Karakoldaki görüşme sırasında CHP Malatya heyetine gözaltına kimsenin alınmadığı ve bu akşam benzer bir eylemin örgütleneceği yönünde alınan duyum bildirilir.

Bu gelişmeler sırasında CHP heyeti, CHP genel merkezi ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yla sürekli iletişim halinde olunur ve genel merkezin bilgisi dâhilinde bir heyetin ilk uçakla Malatya’ya geleceği duyurulur.  Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’dan oluşan CHP milletvekili heyeti 00:05 sularında Malatya havaalanına iner ve doğrudan Sürgü Beldesi’ne hareket eder.

30.07.2012 tarihinde, saat 01:00 sularında Sürgü Beldesi’ne ulaşılır ve belde meydanında toplanmış olan yaklaşık 100 kişilik kalabalığa hitaben Malatya Milletvekili bir konuşma yapar ve kalabalıktan dağılmasını ister. Barış, dostluk ve birlikte saygı içinde yaşamanın önemine vurgu yapılan bu konuşmadan sonra kalabalık dağılır.

Akşam saatlerinde sosyal medyada ve bazı basın-yayın kuruluşları tarafından yapılan abartılı ve provokatif bilgilendirmelerin yanlış olduğu, Sürgü Beldesi’nde herhangi bir ikinci saldırı olayının yaşanmadığı twitter ve facebook’tan duyurularak ülke genelindeki tansiyon düşürülmeye çalışılır.

Saat 02:00 sularında CHP Malatya ve milletvekili heyeti Sürgü Belediye Başkanı Faruk Taşdemir’i de yanlarına alarak mağdur Evli ailesi ziyaret edilir.  CHP heyetinin ziyareti sürerken AKP Malatya milletvekilleri Öznur Çalık ve Mustafa Şahin ve AKP il Başkanı Bülent Tüfenkçi’den oluşan AKP heyeti 02:30 sularında Evli ailesini ziyarete gelir. AKP heyeti aileye destek mesajları verdikten sonra 04:30 sularında beldeden ayrılır.

Bu aşamadan sonra beldede sükûnet hâkim olmaya başlar ve sabah 05: 30 sularında CHP heyeti beldeden ayrılır.

11: 00 sularında CHP heyeti tekrar Sürgü beldesine gider. Belediye başkanı ve belde sakinleriyle sohbet edilir ve son durum hakkında bilgi alınır. Ortamın sakinleştiği ve hayatın normale döndüğü gözlemlenir. Evli ailesi bir kez daha ziyaret edilir.

15:30 sularında Sürgü Jandarma Karakolunda, Malatya Valisi Ulvi Saran ile bir görüşme yapılır. Bu görüşmede CHP heyeti tarafından yeterli güvenlik önlemi alınmadığı ve herhangi bir adli ve yasal soruşturmanın yapılmaması eleştirisi sunulur ve yeterli hassasiyetin gösterilmediği dile getirilir. Ailenin tehcir edilmesi girişimin yanlış olduğu ve böyle bir uygulamanın muhtemel olumsuz sonuçları anlatılır. Bu eleştiriler Vali Ulvi Saran tarafından kabul edilir ve gerekli işlemlerin yapılacağı sözü verilir ve ailenin tehcir edilmesinin söz konusu olmadığı belirtilir.

17: 00 sularında CHP heyeti valiyle yapılan görüşmeden sonra beldeden ayrılır.

 Tespitler

·         Sürgü’de yaşananlar bir nefret suçu ve cana kast eylemidir.

·         Davulcu Mustafa Evşi ve Evli ailesi arasında çıkan tartışma kısa sürede toplumsal bir noktaya evirilmiş.

·         Olayın başlangıcında yetkiler, yaşananları ciddiye almamıştır.

·         Olayın ortaya çıkışından sonrasındaki yaşananlar, örgütlü ve amaçlı bir faaliyet yürütüldüğünü göstermektedir.

·         Olay güvenlik güçleri ve idareciler tarafında yeterince ciddiye alınmamış ve yeterli güvenlik önlemi alınmamıştır. Bu da olayların büyümesine neden olmuştur. Yaklaşık 300 kişilik grubun saldırdığı ve sadece 22 askerin olduğu tespit edilmiştir.

·         Doğanşehir’de kaymakam bulunmamaktadır. Güvenlik zafiyetinin ve otorite boşluğunun oluşmasında bu da önemli bir etken olarak saptanmıştır.

·          Saldırı sonrasında adli ve idari soruşturma başlatılmadığı gibi yetkililer ve bazı belde sakinleri tarafından aile tehcire zorlanmıştır.

·         Malatya il ve Doğanşehir ilçe örgütü tarafından oluşturulan heyetl olayın büyümemesi ve sağlıklı bilgi edinilmesi açısından önemli bir rol üstlenmiştir.

·         Raporun düzenlendiği 01.08.2012 tarihi itibariyle olaylar yatışmış, ortam sakinleşmiştir ancak aile halen rutin hayatını sürdürememektedir. Kapının önünce jandarma beklemektedir.

·         Davulcu Mustafa Evşi’nin olaya dair anlatımlarındaki çelişkiler dikkat çekecek boyuttadır.

           Çözüm Önerileri

 ·           Soruşturma, nefret suçu bağlamında ele alınarak sürdürülmelidir.

·           Ailenin can ve mal güvenliği sağlanmalı ve bunun için gerekli tedbirler alınmalıdır.

·           Adli ve idari soruşturma açılmalı ve olayın aydınlatılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

·           Olayın faillerinin yargı karşısına çıkarılması sağlanmalıdır.

·           Ailenin uğradığı zarar devlet tarafından karşılanmalı ve başta çocuklar olmak üzere aile bireylerine psikolojik destek sunulmalıdır.

·           Evli ailesinin, rutin hayatına sürdürebilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

·           Yaşanan olay sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan araştırılmalı ve bu tarz olayların yaşanmaması için alınacak tedbirler belirlenmelidir ve önleyici tedbirler kısa sürede uygulamaya konulmalıdır.

·           Siyasiler nefret söylemi üretmemeli ve ayrıştırıcı politikalardan uzak durmalıdır.

·           Alevilere yönelik ayrımcı dil derhal terk edilmelidir.

 Görüşmeler:

         Şeyho Evli ile Yapılan Görüşme Notları

İlk olayın yaşandığı gün tarla sulamada olduğunu belirten Şeyho Evli davulcunun ailelerini daha önce de taciz ettiğini 28.07.2012 tarihinde yaşanan tartışmadan sonra karakol komutanı ve mahalle muhtarının araya girmesiyle şikâyetlerin geri alındığını ancak daha sonra davulcunun kendilerini şikâyet ettiğini belirtmiştir.  Kendilerinin kesinlkle davulcuyu dövmediğini ancak davulcunun kışkırtmalarıyla kendilerine yönelik saldırı başladığını söylemiştir. Kendilerine yönelik saldırı Şeyho Evli şu şekilde özetlemiştir:

Akşam jandarma komutanı ve muhtar geldi. Buradan gitmemizin iyi olacağını söyledi. Akşam size yönelik bir saldırı olabilir ama korkmamıza gerek olmadığını söyledi. Kendilerinin gerekli güvenliği alacağını ancak bizden de kapımızı kilitlememizi istedi. Sonra gece oldu. Sanırım saat birde davul vurarak ve tekbir getirerek bizim eve doğru yürümeye başladılar. Ben çocukları ve kız kardeşlerimi yatağın altına sakladım. Kalabalık evin önüne kadar geldi. “Sürgü Türklerindir, Türklerin kalacak. Allah’ını seven bunlara saldırsın. Bu ev size mezar olacak. Kürtlere ölüm. Alevilere ölüm” diye sloganlar atıyorlardı. “Pis Kürtler, pis Aleviler” diye bağırıyorlardı. Camlarımız taşlanıyordu. İstiklal Marşı okudular. Kimseyi görmedim. Karanlıktı. İki kişinin konuşmasını duyuyordum. Jandarma sayısı azdı. Biri, ‘buradan gidecekler. Yoksa burası Madımak’a dönecek. Burayı yakacağız. Bunları burada istemiyoruz’ diyordu. Başka biri de ‘peki siz ne istiyorsunuz’ diye sordu. Diğeri ‘buradan gitmelerini istiyoruz, buradan yarım saat içinde gidecekler” dedi. Diğeri ‘akşama kadar bana müsaade edin, göndereceğim’ dedi. Bu konuşmalardan bir süre sonra bizim kapı çalındı. Komutan geldi, ‘Yarım saat içinde gitmenizi istiyorlar’dedi. Biz kabul etmedik. Olay sabaha kadar sürdü.”

·       Davulcu   Mustafa Evşi ile yapılan Görüşme Notları

Mustafa Evşi, olayın bireysel olmadığını ve aslında meselenin İslam davası olduğunu belirtmiş ve olayları şu şekilde özetlemiştir:

“Ben sahurda davul çalarak geziyordum. Hasan Evli’nin evinin önünden geçerken bana sataştılar. Daha önce de, orucun 4. ya da 5. günüydü, başka bir aile de bana sataşmıştı. Ama onlarla tatlıya bağlamıştık. Ben davul çalarak geçerken bana “tamam artık yeter” dediler. Ben de  “tamam” deyip yoluma gitmek istedim ama küfür ettiler. Çok ağır küfür ettiler. Ben de ‘yapma amca elini ayağını öpeyim yapma.’ dedim. ‘Ben işimi yapıyorum, şikâyetçiyseniz belediyeye gidin.’ dedim. Ama onlar küfür etmeye devam ettiler. Ben ‘oruç tutmuyorsanız, oruç tutanlara saygılı olun’ dedim. Onlar ‘Davulu da keseriz, ezanı da keseriz, bayrağı da indiririz’ dediler. Sonra bana saldırdılar. Gelip beni darp ettiler. Sırtımda izler var. O sırada 50-60 kişi birikti. 15 dakika sonra jandarma geldi ve kalabalık dağıldı.  Olaydan sonra ben, karakola gittim ve şikâyetçi oldum. Ertesi gün hiçbir şeye karışmadım. Görenler bana ‘geçmiş olsun’ dedi. Bana, ‘Bugün davulumuzu susturan, yarın ezanımızı sustururlar’ dediler. İftara kadar çarşıda dolaştım. İnsanlar akşam için plan yapıyorlardı, onları buradan sürmek istiyorlardı ama ben karışmadım. Saat birde davul sesi duydum. Davulu Ali Canpolat çalıyordu. Davul erken çalınmaya başlamıştı. Bana ‘hadi gidelim” dediler. Hatta, beni ittiler, bu sırada pantolonum yırtıldı. Kalabalığın önüne geçtim, ‘gitmeyin, haklıyken haksız olmayalım’ dedim. Eve doğru yürüyüşe geçtiler; ama ben onlarla gitmedim.  Kalabalık toplanıp onların evine doğru gitti. Ben Başka mahalleye gidip davul çaldım. Kardeşime evde oturmalarını ve dışarı çıkmamalarını söyledim.

·         Güneş Evli ile Yapılan Görüşme Notları

29.07.2012 tarihinde, saat 01: 30 sularında evlerinin taşlandığını anlatan Güneş Evli yaşanan saldırıyı şöyle özetlemiştir:

“Saat bir-iki arası, tekbir sesleriyle geldiler. Çocukların yatağın altına sakladık. Tekbir sesleri geliyordu. Saldırı yapıldı, geri çekildiler. Tekrar geldiler. Asker vardı ama yetersizdi. Evimiz koruma altındaydı. ‘Kürtler buradan gidecek. Aleviler buradan gidecek. Sürgü size mezar olacak’ diye bağırıyordu. Pencereden taşlar geliyordu. Kurşun sesleri geliyordu. Önce bir el kurşun sesi duydum. Sonra askerler havaya ateş açtı. Çocuklarım çok korktu. Olaylar sabaha kadar devam etti. Ramazan başladığından beri davulcu bizi taciz ediyordu. Işığımız yanana kadar çalıyordu. Korkuluklarımıza bile vuruyordu. Olay bitti. Sonra sabah komutan geldi, ‘birkaç gün otelde kalın’ veya karakolda misafir edelim sizi dedi ama kabul etmedik. Şu an çarşıya çıkamıyoruz. Gündelik ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz, alış veriş yapamıyoruz.

·         Hasan Evli ile Yapılan Görüşme Notları

Hasan Evli, davulcuya vurmadıklarını, o gün evde kendisinden başka erkek bulunmadığını belirtmiştir. Kendisinin çok yaşlı olduğunu ve zaten davulcuyu dövemeyeceğini söyleyen Evli, davulcunun özellikle kendilerini rahatsız ettiğini dile getirmiştir. “

Sultan KILIÇ                      sultankilic44@hotmail.com

 

Haber ve Resim: Sultan KILIÇ (Malatya)

By Radyo Arguvan

Radyo Arguvan 2006 yılından beri aralıksız olarak yayın yapan ve Arguvan'ı ve Arguvan kültürünü tanıtmayı kendisine esas görev olarak gören Web Sitesidir. Radyo Arguvan adında anlaşılacağı üzere, Arguvan Türkülerinin yayınlandığı bir Radyo Sitesidir. Arguvan Türkülerinin yanında Halk Türküleri ve Özgürlük Türkülerinede yer vermektedir. Kültür ve Sanatta Halktan yana Tavır koymayı benimsemiştir.

Bir cevap yazın