Kazim Eroglu

FESTİVALDEN ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLER

Kazim Eroglu

Kazim Eroglu

Toplumsal yaşam içinde sosyal-kültürel bir etkinlik olarak festivallerin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Türkiye´de bir ilk olarak Arguvan Türkü Festivalinin de bu önemle daha da ayrı bir yer edinmeye başladığını söylemek abartı olmayacaktır.Her geçen yıl -çoğunlukla da bizim dışımızda- daha bir dikkate değer görülen bu festivalin daha da anlamlı ve önemli bir niteliğe, belki uluslar arası bir niteliğe getirilmesi bizlerin çabasına ve festivale yaklaşımımıza ; öncelikle de her festivalden gerekli dersleri çıkararak gelecek festivali daha görkemli hale getirme gayretimize bağlıdır.
Çok istememe karşın özel bir sorunum nedeniyle festivale katılamadım. Ancak internet aracılığı ile izleme olanağı buldum ve kimi arkadaşlardan da festivale ilişkin genel bir fikir edinmeye çalıştım. Benim gibi dışarıda da olsa binlerce insan, oradaki havayı bir nebze de olsa solumaya çalıştı ve bir izlenim edindi. Bu festivali değerlendirirken, kuşkusuz herkes kendi beklentileri açısından bir değerlendirme yapar. Oraya kimi sanatçılardan türkü dinlemek için gidenlerin değerlendirmesiyle, bir kültürün yada sosyal bir olayın niteliğini ve boyutunu görmek isteyenlerin değerlendirmesi farklı olacaktır. Ayrıca, festivali boykot edenlerle, sivil demokratik kurumları dışarıda tutma çabası içinde olanların değerlendirmesi de farklı olacaktır.
Herkesten önce bu organizasyonu gerçekleştirenlerin işin artısı ve eksisiyle bir değerlendirme yapmaları gerekirdi.Ama bu olmadı. Gelecek yıl içinde de yapılacak olan festivalin olumsuzluklardan olduğunca arındırılması için bu konuda sorumluluk duyan başta kurumlar ve yerel yönetimimiz olmak üzere herkesin olayı ciddiyetle değerlendirmesi ve gerekli dersleri çıkarması gerekir düşüncesindeyim.Ve olayın ilkeli bir çerçeveye oturtulması doğrultusunda bugünden başlayarak bir tartışma platformu açılmalıdır. Sitelerimiz de bu işin önemli araçlarından biri olabilir.

Ben kendi izlenimlerimle bir değerlendirme yapmadan önce Arguvan Türkü festivalinden beklentilerimi kısaca açıklamaya çalışayım.
1.Arguvan Türkülerinin yaşatılmasına, tanıtılmasına, derlenmesine, evrensel boyuta taşınmasına, araştırılmasına ve yeniden üretilmesine ;
2.Yörenin ve yöre insanının geçmişi ve bugünü ile kültürel ve sanatsal çalışmalarının tanıtılmasına ve teşvik edilmesine;
3.Farklı kültürel unsurları kendi içinde barındıran yöremizin her türden ayrımcı, şoven yaklaşımlardan uzak demokratik ve özgürlükçü bir anlayışla tüm yöre insanını kucaklamasına ve kardeşçe birlikte yaşamını, yörenin sorunları karşısında birlikteliğini güçlendirmesine;
4.Yöre dışındaki sivil demokratik kurumlarımızın kendi aralarındaki güçbirliğini ve dayanışmalarını artırmaya ve yöreye ilişkin daha fazla çalışma ve katkılarını artırmaya;
5.Yörenin temel altyapı sorunlarından sağlık, eğitim ve ekonomik sorunlara kadar tüm sorunların kamu oyunun gündemine taşınmasına ve çözüm oluşturulmasına;
6.Yöre insanının siyasal, sosyal, kültürel genel bilinçlendirilmesine;
7.Yöredeki sosyal-kültürel aktivitelerin artırılmasına ve geliştirilmesine;
8.Ekonomik, sosyal ve kültürel boyutuyla yörenin giderek bir çekim merkezi haline getirilmesine hizmet etmelidir.

Kuşkusuz beklentilerin sınırı yoktur. Ancak düşündüğümüzde, bu beklentiler son derece doğal ve hiç de gerçekleşmeyecek bir beklenti olmadığını görebiliriz.
Bu beklentiler ışığında değerlendirdiğimizde ortaya ne çıkar dersiniz?
Bir arkadaşımız bana, bu festivalin önceki yıllara oranla genel anlamda iyi geçmediğini, söylerken doğrusu şaşırmadım;
1.Yöre dışındaki kurumların yöreye katkıları hiçe sayıldı ve azaltıldı. Organizasyon ve festival doğal olarak zayıflatıldı. Ve bu kurumların giderek daha güçlü (bir federasyon gibi) birliktelikleri oluşturabilecek zeminden de ötelenmiş oldu.
2.Yöre insanının, birlikte hareket etme ve dayanışmaları temelinde hareket edilmeyerek demokratik ve özgürlükçü bir anlayış yansıtılamadı. Doğal olarak bir kısım insanlar kendilerini dışlanmış saydılar ve festival ayrımcı bir niteliğe bürünür oldu.
3. Yörenin hiçbir sorunu yansıtılmadı. Belediye başkanımızın  devletimiz sağ olsun yada devletimizden Allah razı olsun mantığı ve anlayışı içinde devletten başka Arguvan´a çivi çakan olmadı diyerek devlet dışında tüm Arguvanlılar kendi yöresine karşı ilgisiz olmakla suçlanıp,bu zamana kadar devletin yöreye ve yöre insanına karşı ayrımcı yaklaşımına ve kayıtsızlığına her söz açılınca değinen hemen tüm ozanlarımızın, sanatçılarımızın, entelektüellerimizin ve Arguvan halkının sözleri çöpe atıldı.Devlet ve devleti yönetenler aklandı.
4.Festival zaman zaman Alevi şovenizmine sahne oldu.Arguvan yöresi sanki tümden Aleviymiş gibi bir imaj yaratıldı( sunucu Sabahat Aslan´ın Arguvan %100´ü Alevi zaten demesi hem bir bilgi eksikliği hem de verilen imajın bir nedenidir).
5.Demokrasi, özgürlükler, insan hakları, farklı kültürlerin özgürce birarada yaşaması temelinde gereken mesaj verilmedi.
6.Festivale bir tür siyaset damgasını vurdu. Bugünün ve geleceğin siyasetçilerini tanıtma gayreti içinde olurken yada bir kısım insanları her şeyin önüne çıkarırken, yaşayan yada yaşamayan kültür adamlarımızı (ozan, şair, yazar v.b) unuttuk (Zafer Gündoğdu da olmasa dile getirilen o birkaç ozanımızın da adı geçmeyecekti. Bir de bu konuda Deniz Baykal´ı da taktir etmek lazım o da şiirleriyle birkaç isim verdi). Bizim türkülerin kaynağı olan ozanlarımız başlı başına bir programın parçası olması gerekirdi.
7.Yol TV´nin yaptığı kimi söyleşilerde konuşmacıların birlikte hareket edilmesinin gerekliliği, daha fazla katılımın sağlanması, yörenin sorunlarının ortaya konulması gibi önemli çağrışımların dile getirilmesi festivalin eksikliğini de ortaya koyar nitelikteydi. Özellikle Arguvan insanının içler acısı durumunu yansıtır nitelikte olan Asarlıların içmeye bir damla suyumuz yok haykırışı paylaşılmalıydı.
8.Festivalin uluslararası bir boyuta taşınmasından bahsederken ,biz kendi boyutumuza bile getirememiş olmanın sıkıntısını duymamız gerekir .Bunu bir sıkıntı olarak görmediğimiz için kayıtsızca yaklaşarak festivali giderek küçülttük.

Festival benim beklentilerimi karşılamaktan çok uzaktı.Ama çıkan sanatçılarımıza buradan teşekkür etmek istiyorum.Bizlere güzel türküler dinlettiler,duygulu ve keyifli anlar yaşattılar. Yöredeki insanıyla,gurbetteki insanıyla tüm Arguvan insanı ve türkülere sevdalı tüm çevre insanıyla bu türkülerle duygulu anlar,keyifli anlar yaşamak adına da olsa bu festival devam etmelidir.Bizlerin bu insanları bu türkülerden mahrum etmeye hiç hakkımız yoktur. Büyük kalabalıkların büyük paylaşımıyla türkü dinlemenin, onun coşkusuna varmanın tadını kasetlerde tek başımıza dinleyerek bulabilmenin olanağı yoktur. Ve her şeye karşın kitleden kendimizi soyutlayarak festivali istenilen boyuta da taşıyamayız. Yapılması gereken halkımızın yanında yer alarak gelişmeleri onlarla birlikte değerlendirmek ve ilerletmek olmalıdır. Benim dediğim olmuyorsa ben yokum demek yada beni çağırmadılar bende katılmıyorumdemenin binlerce insanın katıldığı bir etkinlik karşısında hiçbir hükmü yoktur.

Binlerce insana kötülük etmek istemeyenler sekterce davranmaktan, dışlayıcı davranmaktan, küskünlükten vazgeçip demokratik bir anlayışla birliktelik ve dayanışmayı ön plana çıkarıp, herşeyin daha iyisini ve güzelini yapmanın, binlere binler katmanın hesabı içinde olmak zorundadır.

Saygılarımla.

By Radyo Arguvan

Radyo Arguvan 2006 yılından beri aralıksız olarak yayın yapan ve Arguvan'ı ve Arguvan kültürünü tanıtmayı kendisine esas görev olarak gören Web Sitesidir. Radyo Arguvan adında anlaşılacağı üzere, Arguvan Türkülerinin yayınlandığı bir Radyo Sitesidir. Arguvan Türkülerinin yanında Halk Türküleri ve Özgürlük Türkülerinede yer vermektedir. Kültür ve Sanatta Halktan yana Tavır koymayı benimsemiştir.

Bir cevap yazın