Anayasso Şiirinin Sahibi Aranıyor !!!

Bu işin mümkini yohmi hoooyyy Baboov?

Şemsi Belli, Arguvan İlçesinin Göldağı eteklerinde eski adıyla “Kızıl Uşağı” yeni ismiyle “YENİSU” da dünyaya geldi. 11 Ekim 1995 yılında kaybettiğimiz şairimizin,

Köyü ile ilgili bir şiirinde köyünü imgeler,

Bir köy var uzakta hemşerim
Göl dağının kar suyuyla sulanır.
On yedi haneli küçüçük bir köy
Etrafını sıra dağlar dolanır.

Dedem bu toprakta yatar hemşerim
Dedeme Hasan Ağa derlerdi
Bende bu topraklarda büyüdüm
Benim derdim bu toprakların derdi.

Bakmayın boğazımdaki boyun bağına
Ben dağlardan gelmiş bir deli rüzgar
Kursağımda o dağların ekmeği
Kalemimde o dağların özleyişi var
Bakmayın boğazımdaki boyun bağına

ŞEMSİ BELLİ

15 Mart 1968 tarihinde Savaş Gazetesinde bir haber yayınlanır.
Trabzon Devrim Ocağı’nın Kuruluşunun 6. yılında Atilla AŞUT tarafından “ANAYASSO” adlı bir şiir okunur. Şiir tüm kesimler tarafından çoşkuyla alkışlanır. Ama şiirin şairi belli değildir.
Daha sonra,

ANAYASSO adlı şiir, İstanbul basınında da yer alır.

Milliyet Gazetesi’nin “Olaylar ve İnsanlar” sütununun yazarı Hasan Pulur “ANAYASSO”nun şairini aramaya başlar. Ama bulamaz. Hasan Pulur, kendisi de bir Anadolu çoçuğu olduğu için, Anadolu’nun dertlerini çok yakından bildiğinden bu şiirden çok etkilenmiştir. Milliyet Gazetesi 3 Nisan 1968 tarihli sayısında 5 sütun üzerinde “Anayasso’da geçen yöreleri haber yaparak yayınlar.

Milliyet Gazetesi Hakkari muhabiri Faruk Turhan görevlendirilerek Zap Suyu etrafındaki köylerin yaşamı hakkında bir araştırma yapılması istenir. Muhabir bu köylere gider, Zap Suyu üzerine gerilmiş ip üzerinden (köprü görevi yapacak şekilde ) 13 köyün nasıl geçtiklerini resimleyerek gazetesinde yayınlanır. “Anayasso” şiirinin yaşamın bir parçası olduğu doğrulanır. Bu sıralarda İstanbul’da Boğaz Köprüsü yapılmaktadır. Ama Hakkari köylüleri Zap Suyunu telle, canbazlıkla geçebilmektedirler.

Faruk TURHAN
Milliyet Gazetesi (Hakkari’den)

1966 yılına kadar 13 köyün 1000 kişilik nüfusu, kışın -6.-7 derecede bile sırtlarına ip bağlayıp 5 – 6 kişinin yardımı ile karşıya geçmekteydiler. Çoğu suya kayıp olup ölmekteydi. Yılda ortalama 5-6 kişi suda boğulup ölmekteydi.

Daha sonra köylüler Zap Suyunun üzerine iki tel gererek, insanlar telin birinden tutunarak, diğer telede basarak karşıdan karşıya geçmeye başladılar. Yapılan tüm başvurular cevapsız kalınca, köylüde kendi sorununu kendisi böylece çözmeye çalışmıştı. Gazetede bu haberde yayınlandığında…

Hasan Pulur, Milliyetteki köşesinde “ANAYASSO” şiirini bu dönemde yayınlar. Şiir dilden dile dolaşmaya başlar. İnsanlar bu şiiri çoğaltarak birbirlerine gönderirler. Şiirin, Şairinin bile tahmin edemediği ilgiyi görür. T.B.M.M., Yargıtay ve Öğrenci derneklerine kadar şiirin girmediği alan kalmamıştır. Ama şiirin şairi belli değildir. Milliyet Gazetesine, şairin kim olduğuna dair telefonlar gider. Bildirilen bir çok isim arasında Şemsi Belli adı da geçer.

6 Nisan 1968 yılı Ulus Gazetesi, Sadun TANJU,

– Ben, Zap Suyu kıyısında 6 ay yaşadım. Oradaki yaşamı çok iyi bilirim. En taze gazeteler 15-20 günlüktür. Van’dan Aşkale’ye posta 15-20 günde ancak yayan ulaşır. Bunlar ip ve çöp üzerinde yürüyen böceklere benzerler. “Bu çağımızın ve çağımız aydınının ayıbıdır” der.

8 Nisan 1968 Tercüman Gazetesi Ahmet Kabaklı,

Beni, bu sabah Tevfik Erol telefonla aradı. Dedi ki bak sana bir şiir okuyacağım, uyandırmadım ya. Yok dedikten sonra, Anayasso şiirini okudu. Ateş gibi yüreğime yapışmaktaydı sözcükler. İnsanlar ipe bağlı suya dalıp karşıya geçecekler. Sonra üzerine tel gerip ip canbazlığı oynayacaklar. Fazla lafa gerek yok der.

9 Nisan 1968 Milliyet Gazetesi Hasan Pulur,

Geçenlerde okuduğumuz “ANAYASSO” şiiri büyük ilgi gördü. Kimi görsek Zap suyunun karşı yakasında yaşıyan karabahtlı insanların şiirinden bahsediliyor. Mektuplarda öyle. Hepsinin sonu bir soruyla bitiyor. Gerçekten bu şiirin şairini bilmiyor musunuz? Gerçekten de bilmiyoruz. Bir kaç kişi bu şiirin şairi Semsi Belli olduğunu söylediyse de, elimizde kesin bir bilgi yoktur.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Mukbil H. Özyürek’ten aşağıdaki mektubu aldıktan sonra; “Milliyet Gazetesinde yayınladığınız Anayasso başlıklı şiir için, bir okuyucu olarak teşekkür ederim.Yıllar var ki, bu kadar içli, bu kadar duygulu, bu kadar anlamlı değil başka bir şiir, hatta genellikle her hangi bir yazı okumadım. “Anayasso”yu tekrar tekrar okudum. Her seferinde içim titreyerek ve gözlerim yaşararak okudum. Görevinizi tam olarak yerine getirmiş olduğunuzu sanmıyorum. Anayasso’nun şairini, o mütavazi büyük sanatkarı mutlaka bulup, bizlere tanıtmalısınız. Ne yapınız yapınız, onu bulup bizlere tanıtınız. Memleket bu değerli evladının kim olduğunu öğrensin, onunla iftaar etsin.

EVET BU ŞAİR KİM.

Milliyet Gazetesi Anayasso’nun şairini ararken dikkatler Şemsi Belli üzerinde yoğunlaşmaktaydı. Milliyet muhabiri Şemsi Belli’yi bulup kendisine sorunca; Şemsi Belli, Anayasso’nun kendisine ait olduğunu ve ilk olarak ANAYASSO Dergisinde yayınlandığını belgelerle beraber Anayasso’nun Hasan Pulur’a postalandığını söyler.

ANAYASSO’NUN ŞAİRİ BULUNDU.

İşte Şiiri;

ANAYASSO
Gara dağlar gar altında galanda
Ben gülmesem
Dil bilmesem
Şavatadan Hakkari’ye yol bilmezem
Gurban olam, çaresi ne hoooyyy baboov?

Bebek yeni, bebek haste, bebek ataş içinde
Ben fakiro
Ben hakiro
Dohtor, illaç, çarşi, bazar; tam-takiro
Gurban olam, bu ne iştir hoooyyy Baboov?

Çonciğ ağliir, çonciğ öliir, geçit vermiy Zap suyi
Parasizo
Çaresizo
Ben halsizo, bben dilsizo, şeher uzah yolsizo
Bu ne haldır, bu ne işdir hoooyyy Baboov?

Gara dağda, gar altında ufağ ufağ mezerler
Yedi ceset hetim hetim Zap suyinde yüzerler
Hökümata arzeylesem azarlar
Ben ketumo
Ben hetimo
Ben ne biçim vatandaşım, hoooyyy Baboov?

Şavatadan Angara’ya ses getmiir
Biz getmeğe guvatımız heç yetmiir
Malımız yoh
Yolumuz yoh
Angara’ya ses verecek dilimiz yoh
Ganadımız golumuz yoh
Bu ne biçim memlekettir, hoooyyy Baboov?

Yerin, yurdun adresesin bilmirem
Angara’da Anayasso
Ellerinden öpiy Hasso
Yap bize de iltimasso
Bu işin mümkini yohmi hoooyyy Baboov ?

Malatya Kültür Sanat Derneği adına yapmış olduğumuz bu araştırma yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ali İhsan Öztürk

 

By Radyo Arguvan

Radyo Arguvan 2006 yılından beri aralıksız olarak yayın yapan ve Arguvan'ı ve Arguvan kültürünü tanıtmayı kendisine esas görev olarak gören Web Sitesidir. Radyo Arguvan adında anlaşılacağı üzere, Arguvan Türkülerinin yayınlandığı bir Radyo Sitesidir. Arguvan Türkülerinin yanında Halk Türküleri ve Özgürlük Türkülerinede yer vermektedir. Kültür ve Sanatta Halktan yana Tavır koymayı benimsemiştir.

Bir cevap yazın