19 y.yılın işçi kadın mücadelesinin sınıf perspektifinden bakmaya başladığı bir dönem olması nedeniyle de ayrı bir önem taşımaktadır.
Dokuma işçisi kadınların grevleri salt bir eşitlik talebinden çok öte anlamlar içeriyor.
8.Mart kadın erkek tüm ezilenlerin cinsel ve sınıfsal her türlü ayırımcılığı besleyen ve ancak bu koşulda varlığını sürdürmeyi başarabilen ayırımcı sistemlere baş kaldırı günüdür.
Son y.yılın başında kadın işçileri için yaşam sert ve acımasızdı. Mart 1857 de Nevyork´da 40 bin tekstil işçisi kadın insanca çalışma koşullarına sahip olmak için direnişe geçtiler.
İşveren, Sendikanın ve diğer işçilerin greve giden kadın tekstil işçileriyle dayanışmasını önlemek için kapılarına kilit vurur. Fabrikada çıkan yangında kapılar kilitli olduğu için sadece birkaç kadın işçi kurtulabildi. Greve gitme kararı alan 129 kadın işçi yanarak can veriyor. Aynı yıl içerisinde tekstilde ve tütünde çalışan kadın işçilerin mücadelesi yükseliyor.
1886. Amerika sokaklarında bu kez "Eşit İşe Eşit Ücret" talebi ile sesler yükseliyor.
Aralıksız sürdürülen kadın eylemleri sonunda tutuklama ve işten çıkarılmalarla direnişlerin önünü alamayan patronlar Kuzey Amerika´da 1919 yılında ilk defa ulusal düzeyde kadınlara bir mücadele günü seçmeye karar veriyor.
129 kadın işçisinin anısına bir günün "Çalışan Kadınlar Günü" olarak kutlanmasına karar verdi.
Bu günün kazanılmasında en büyük taraftar olan, çaba harcayan alman kadın "Clara Zetgkin"´di.
-8 saatlik işgünü
-Eşit işe eşit ücret
-Hamile kadınlara izin hakkı ve taleplerinin yanında iş yasaları karşısında eşitlik talep edildi.
1910 Kopenhak´ta 17 ülkeden gelen yüz delegeyle oluşan kadınlar konferansında Alman Kadın
"Clara Zetkin" senede bir günün emekçi kadınlarının mücadele günü olarak kutlanmasını önerdi ve kabul edildi.
İlk olarak emekçi kadınlar günü 19 Mart 1911 de Danimarka, Almanya, Avusturya, İsviçre ve ABD de kutlandı.
1921 kadınkonferansı uluslar arası emekçi kadınlar gününün her yılın 8 Mart da kutlanması kararlaştırıldı.
Bu tarihe kadar emekçi kadınlar günü Şubat ayı ile Nisan ayı arasında değişik tarihlerde kutlandı.
8.Mart bu tarihin seçilmesinde kadınların tarihsel mücadelesinin yanı sıra 1848 -18 Mart´da Berlin işçi hareketinde can veren işçilerin anısını canlı tutmak "Paris Komünü" ve Petersburg tekstil işçilerinin büyük grevinin Mart ayında yapılmış olması da, bu tarihin seçilmesinde rol oynadı. Alman kadın haklar hareketinin tarihçesi de 1848 lerden başlar.
BMÖ 16 Aralık 1977 8.Mart`ı "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" ilan eder.
Türkiye´nin 1985´te imzaladığı kadınlara karşı her tür ayrımcılığın önlenmesi, Uluslararası sözleşmesi kısacası eşitlik sağlayan bir yasadır.

Bu yolda hayatlarını kaybeden emekçi kadınları saygıyla anıyor, günlerini selamlıyorum.

KADINDIR O                                        8 Mart 1987 -ALİ RIZA UĞURLU-

Kadındır işte o.
Kardeş diye çağrıldığında bir adı da bacıdır, Anadolu“da
Gül gibi açılırdı yuvada çocukluğunda,
kız diye de seslerlerdi bazen ona
Severek büyütülür, hatta sakınırlardı da onu, aynen iki gözleri gibi.
Allı duaklı gelin olur, kadındır işte o.
Eyitilir, büyütülür yönetici de olur.
Yani o bir doğa güzelidir, bir duygudur, bir algıdır.
İyi gününde, kötü gününde, her yerde her zaman,
gülerken gülür, ağlarken de ağlar erkeğiyle,
İçlidir de doğal olarak.
Sistemin kirli yüzünü hiç mi hiç sevmez.
Niçin sevsin ki? Haklıdır, horlanmış hırpalanmışdır
hep öylesine işte.
Öyleyse 8. martları niçin yaratmasın, hemde yaşatmasın?
Sistemin kirli yüzünü yazacak diye, öldürülen gazteciyi de
o doğurmadı mı?
İşte o kadındır. Aynen Metin Göktepenin Annesi gibi.
O yolda şehit edilen oğlunun cesedi önce onun önüne kondu,
anadır işte o.
Öyle bir yürektir ki ondaki, yakıldığı kadar sağlam ve dayanıklıdır da
Kadın derler ona, evet kadındır işte o

Tarlada, sofrada, makinede, her zaman her yerde,
onsuz ne olabilir ki?
Saygının kaynağı, sevginin pınarıdır da.
Güvenilen odur, güvenen de ta kendisidir.
Bayram da, seyran da, düğün de, çiçekler gibi süsler etrafını
Bu kadarı mı?
Eylemde de o vardır, ta önlerde yürüdü hep,
8 Mart Dünya Kadınlar Gününün altına imzasını koyduğu gibi,
yiğittir, eylemcidir üreticidir de,
evet, o bir insandır işte…

By Ali Rıza Uğurlu

isaköyü

Bir cevap yazın