Hukuk ülkesiyiz diyecekiniz, hukukunuz işlemeyecek. Peki Nerede var bu örnek? 
3  Kasım 2002 genel seçimlerden hemen sonra 15 suç dosyası olan, Anayasal suç işledi diye, seçme ve seçilme hakları elinden alınan birisi,  başbakanlık koltuğuna nasıl geldi?  Sağım diyen sağ eliyle, solum diyen sol eliyle adamın kollarına girip kaldırıp dediğimiz koltuğa hop diye oturtacaksınız, sonradan da "yetmiş milyon insanın gözüne baka baka Türkiye Bir Hukuk Devletidir"diyebileceksiniz.
    Peki, Hukuk nedir? Çoğulu, "Hakkın dağılımı mıdır?, anladığım kadarıyla.
    Hukuk ne için vardır? Hakkı dağıtmak için mi?, yada haksızı aklamak için  yazılmış bir kural mıdır? 
   Anayasa da;  Bazı maddeleri beğenip yada beğenmeyebilirsiniz.
   Madde  1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir,
   Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
    Hakikaten, böyle midir? : Şimdiyse, Sayın Abdullah Gül,ün onca Atatürk ve ilkelerine karşı tutum ve çıkışlarıyla köşke çıkmasına birkaç adım kaldı.
    Md: 11  Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Öyleyken; Hukukunuz hangi kişiyi ve kurumu hukuk dışı davranış ve tutumlarından dolayı bağladı, yada bağlattınız?
     AK Parti 22 Temmuz 2007 de  47 virgül  kaç aldığı oylarla yasamaya geldi, kurumlara da oturup perdeyi açacaklar. Bu partinin  bir önceki iktidarı döneminde, çıkarmak istediği yasaların kaçı Anayasaya aykırı görülüp, hem devlet başkanından hem de Anayasa mahkemesinden geri çevrildi? Bunlar bilinmektedir.
   4 buçuk yıl ihlal edilmeye çalışılan Anayasa şimdi değiştirilip demokratikleşecekmiş.
   Niçin? Bu Anayasa ne güzel de koruyordu sizi, dokunulmazlığınız var, yolsuzluklarınız usulsüzlükleriniz le hep korunuyordunuz.
    Ha, yenisi için kollar sıvandı, o zaman, seyir edin gümbürtüyü.   
    Sıkma baş denilen türbanlıyı köşke ve o tipleri kurumlara oturtmak için, bu Anayasa değiştirilecekmiş.
     Sayın Baykal da bu işe rıza gösterdi deniliyor. Sanki daha önceleri karşıymış da.
     Rahmetli  S.Aziz Nesin´nin  dediği boydan, %60 ı belki de şimdi %70 i   bu bu yeni anayasaya  evet diyecektir. Peki geri kalanlardan, "Cin Şeytan  karşıtları" Bekir coşkun´larla  nasıl hesaplaşacaksınız?
     Dışta ilişkilerinizi kimlerle sürdüreceksiniz?, Amerika ya yada Avrupa ülkelerine resmi gidişlerde protokol a türbansız birer hanım mı kiralayacaksınız?, Peki, o zaman evdekilerini nereye saklayacaksınız? 
     "Minareyi yapan kılıfını hazırlar" derler ya.
      Siz o minareyi o kılıfa sığdıramayacaksınız, çünkü sizin boynunuzda  kravat, sırtınızda da takım elbise var. Yoksa, aklınıza uygun kıyafetleriniz  terzide mi? Onu da çekin sırtınıza da, bir gün önce bari seyredelim  boyunuzu.

     Hangi çağdayız?  Dönünde etrafınıza bir bakın  beyler Durdurun şu çarkı, terse dönmesin
İnsanı insandan, seçeyim demen       (Demen ha demen)
Gün yerine Ay´ı,  çekeyim  deyip     
Çağın kulağını, bükeyim demen         (Demen  ha demen)

Çağ uydu çağıdır, Ay da dolaştık
Yolumuz yol ettik, dağları aştık
İnsan aklı dedik, Merih´e koştuk
Siz se geri geri, gideyim demen      (Demen ha demen)

Ali Rıza´m diyor, deyip durmasın
Öğüt eder iken, dönüp kızmasın
Bak sular kurudu, güller solmasın
Herkes ağlar iken, güleyim demen    (Demen ha demen)
   
Saygılarımla

By Ali Rıza Uğurlu

isaköyü

Bir cevap yazın