Ali Rıza UĞURLU

ImageYetkililer demokratik acilimlar sözünü her firsatta ici bos laflarla kullanmaya gayret ederken, bir taraftan da Alevi calistaylari adi ile, ögretiyi carpitma cabalarindan söz ediliyor.. Söylenenler bu…
Evet, düsünüyorum da, Anadolu mozaiyigini olusturan insanlarin, yasadigi o güzel topraklar üzerinde, özüne ve güzelligine yakisir bir sistemle bulusamamayi bir talihsizlik diye mi adetmeli?
Sistem sözcülerinin öyle degil de böylesi bir alevilik gündemi ile pazarliklara oturmak, süregelen ögretiye haksizca bir saldiri diyebilir miyiz?

Bu olmadi bir daha, o da olmadi ötekisinde, deyip her iki taraf acisindan 7 sefer inanca ve inananlara karsi o bulusmalartarihi bir hata olarak kesin sorgulanacaktir diye düsünüyorum…
Sayin Görevli  Bakan Ve bu calistaylara katilan diyanetciler, Haz Peygamberin vefatindan sonra, emevilerin koydugu kurallar üzerine bir tartisma acsaniza… Devletin imkanlari elinizde,1400 yildir Aleviligi yok etme cabalariniza bir yeni yöntemle saldiriya hazirlik midir bu calistaylar?    
Peygamberler tarihine insan girip bir baksa, sözü edilen 24 Bin nebiden birisi ibadet sekilleri hakkinda ümmetleriyle bir pazarliga oturduguna dair bir bilgiye ulasabilir miyiz? Ya da,  Dinlerin tarihi ve Tanri Buyrugu diye bilinen Döt Kitap yaprak yaprak karistirildiginda, böylesi bir Tanri Buyruguna, rastlayabilmek mümkün müdür?  Peki ya bu cagda, böylesi bir dayatmanin karsisinda tabiri cayizse koltuklara yakisiksizca yaslananlara sormali, ne adina, kim icin bu pazarliklara oturuyorsunuz? Bu  sorulara yanit gün geldiginde istenecektir elbet…

Ögretiyi hic mi hic ciddiye almayan sistemcilerle, insani yaratildigi degerler yerine koyan bir sevgi sembolünü sekillendirmeye soyunanalar, sistemciler sizleri koltukluyor olabilirler, Ancak, tarih önünde hesap vermeyi de boynunuzda bir borc olarak hazirlikli olmaniz gerekir diye düsünüyorum.
Alevi haklarini aldi deyip sizleri alkislayanlar da olacak.  Ancak, gelecek onlari ögreti ve cagdaslik adina ne sekil anacak, bunu da bir kenara yazsalar fena olmaz diyorum…
Emevi  zihniyetine Abbasi teslimiyetciligiyle yaklasanlar, Dede yada bürokrasiden birileri iyi düsünmeliler, bu ögreti para pul, makam, sefa saltanat ögretisi asla diyemeyeclerdir. Cünkü, bu ögreti insani kamil, yani insani yaratildigi ve laik oldugu degerle bulusturma ögretisidir. Bunun burasini  7 büyük Ulu ozanin ögüt eden sözleriyle özdeslesmis coklari var ve  bilirler. Her zoru da omuzlayarak bu günlere tasiyabilen de onlardir. Bu ögreti siyasi kararlarla sekillenmedigi icin siyasi kararlarla da sekillenmeye hic de tahammülünün olmadigi bilinmelidir diyorum. Bu is neden o zatlara birakilmadigina bakildiginda, baskalarinin neler pesinde olduguklarini yukardaki görüslerimiz dogrulayacktir …

Ilkel yanlislariyla bunalimlara girmis, bogulma durumuna gelen, sistem sözcülerini herkesin gayet iyi tanindigi kanisindayim…  
Ancak, insani insana kabe dedirten, Ele, bele, dile sahip ol düsturuyla, bu güne getirilen ögreti, pazarlik konusu nasil edilebilir ki?
Obür yandan calistaylarda, Insani insana köle eden, acligi yoksullugu insanlara reva gören, elini haktan, diliyle yalan edebiyati yapmaktan, beliyle örselenenlere firsat veren sistemcilerle  Alevilerin nasil alevilik yapacaklarini sekillendirme gibi yanlislara birileri bulasmasa iyi ederler diyorum…

Devletin önemli yerlerine getirilen yetkilerle donatilmis birileri, Bakan ya da her kimse siz sistemi insancil, laik, Demoratik, Hukukun üstülügünü esas alan, esitlik ilkelerini huhuku esaslara baglayan, farkliliklar arasinda tarafsizligi yasal cercevede ilke edinen, bir cagdasligi icinize sindirin,yetecektir… Ve hersey de yerli yerine kendiliginden oturacaktir diye düsünüyorum…

Bunlarin disinda, zor hep tarih boyu zorlanmis ve gerisin geri de tepmistir. Cag insanlarinin nasil ve ne gibi kosullarda yasatilacagini, sözünü ettigimiz hukuku yapi catildiginda, Dünya nin da, asil insan dünyasi olacagindan kimsenin süphesi olmamalidir. Acilimlarla, calistaylarla, soyut dayatmalarin hic bir  ise yaramayacaginin herkes bilincinde ve bilinmelidir diye düsünüyorum.

Acikcasi, cumhuriyetin  mevcut yasama organi var ve calismaktadir da. Alevilerin aradiklari esit yurttas olma  cabalarinin önünde mevcut güc ve yetkilerinizle, sistemciler asil siz varsiniz…

Ayricaliklarin aradan kaldirilmasi, cagdas laik bir sistemde olduklari gibi yasama cabalarinin önü hep yakmakla kesmekle engellenmeye calisilmistir. O engelleri koruyan ve kollayan gecmislerde oldugu, gibi, onlarin yerinde devamini sürdüren de yine sistem de söz sahibi olan sizlersiniz. Bu islerde görevli bir organ yerine, kösede bucakta isinize gelen birileriyle, calistaylar düzenleyip, zamana oynamak istediginiz aciktir ve Muaviyenin  Haz Aliye BEDIR Savasinda kurdugu tuzaklari hatirlatmaktadir.

O calistaylara katilan Alevi ve Sünniler,  hak bagislayan birileri deyilsiniz ki siz. Haklar hakca hakk sahibinindir. Engellerin kaldirilmasi icin, haklidan yana hic de gözüken birilerine benzer tarafiniz yok.

Haklar önündeki engellerin kaldirilma isi hakk ve hukuk adina, TBMM nin  görevi oldugu ve her yurttasin da bunun bilincinde oldugu kesindir diye düsünüyorum.   Saygilarimla.

   ALI RIZA  UGURLU

By Ali Rıza Uğurlu

isaköyü

Bir cevap yazın