arguvan

Image

Ali Rıza Uğurlu

1 Mayıs emeğin bayramı olarak yasalaşacak, bakanlar kurulunda imzaya açtık demiş sayın sorumlu bakan. Evet bakanlar kurulunda imzaya açılmış hatta komisyondan da geçtiği haberini aldık. Çok şükür bunu da gördük diyeceğiz?
Aklıma gelmişken. İnsan niçin şükür eder ki? Şükür kanat etmek ya da, duruma teslim
olmak anlamında mıdır?
Peki birilerince ya da sistem tarafından çektirilen eza ve cefalara ne demek gerekiyor?, yani edenin ettiği yanına kalsın gitsin…
Bir asrı aşan süredir, ‘’henüz resmileşmedi ya, el alemin ayıplaması, sokaklarda vurup kırıp tartaklamalardan da usanmış olacaklar ki, kerhen de olsa artık iş buraya kadar geldi …
Ya 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü, unutuldu mu?

Sermaye mayalı bir yapının emekten yana bir yasaya evet demesi emekçilerin demokratik girişimleriyle ‘’ne yazık ki’’ olmuyor. Şartların dayatması gerekiyor demek…
Bu hep böyle mi devam etmelidir? 14-21 TEMMUZ 1889 Paris kongresinde ‘’1 Mayıs’’ emeğin günü olarak ilan edildi, 1890 da emeğin dayanışma ve mücadele günü olarak bir çok ülkede kutlandı… (8 Mart da farksız bir emek hareketidir, Yıllar sora da olsa, BMÖ ‘’ULO’’ 16 Aralık 1977 de 8 Mart’ı ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’’ ilan etti. Türkiye o örgütün üyesi değil midir?
Evet, aldığımız haberlere göre, 2009 1 Mayıs resmen tatil ve bundan böyle de her yıl ‘’İşçi bayramı’’ olarak Türkiye dede kutlanacak. Onun için yasal hazırlıkların başlatıldığı cümle Cihan’a duyuruldu. Emek örgütleri de ona göre kutlama hazırlıklarını sürdürüyor olsa gerek…
Geçen yılın 1 Mayıs 2008 i anlatan ‘’Milliyet Gazetesi’’ önümde. O gün İstanbul ve ülkenin bir çok yerinde yaşananlar bakıyorum da, tüyler ürpertici. Taksim’e gidilmesin diye emekçilere neler edilmemiş ki?
Taksim için emekçilere izin vermeyen iktidar, sermaye sınıfı özel bir gün kutlamaya hazırlanmış olsaydı, hangi dedikleri olmazdı ki?
Sözünü ettiğim Milliyet Gazetesi 2008 1 Mayıs’ı anlatırken, ‘’NEDEN ?, demiş…
Devam ediyor: Hükümet gerdi- polis aşırı güç kullandı, kadın erkek demeden copladı, tekmeledi. Çocukların üzerine bile biber gazı ve tazyikli su sıktı. Peki 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda bu öfke, bu şiddet neden? Her halde o yaşananlar unutulmamış olmalı …
İşçi Sendikaları ‘’Türk İş Disk Ve KEKS’’ bu yıl yine Taksim’e çıkmakta ısrarlı imiş.
Ancak; iktidar yine sermaye yanlı ‘’maya’’ ağır basmış olacak ki, ‘’Taksim olmaz’’ denmiş…
Bir asrı aşkın süredir çağdaş demokrat ülkelerde kutlanan ‘’1 Mayıs’’ ne kayıp ettirdi o ülkelere? Peki karşı olan sermaye mayalı ülke sözcüleri, siz engelleyip can yakmaktan başka elinize ne geçti? Yılda o bir gün ekonominize canlılık mı kazandırmış oldu? Hayır, ‘’halk katmanlarının iktidarları yönlendirmeye yönelik demokratik talep ve hareketlerinin ‘’yalnız ve yalnız’’ önü kesilmiş oldu …
Taksim konusuna gelince, 2009 bir Mayıs’’da söylenecekler 1977 1 Mayıs’’da da söylenmiş olacaktı. Peki ne oldu? Çağdaş demokratik toplum olmayı içine sindiremeyen ‘’günün işbirlikçileri’’ 37 cana kıydı, öyleyken o günden günümüze dek, herkes Taksim’de istediğini yapabildi, ancak, ‘’yaşamı ayakta tutan‘’emekçilere orası hep yasak edildi…
Efendiler, karşı olup zor kullandığınız emekçilerin çoğu size oy verdi, onların demokratik yasal hakları sayesinde oylarıyla o yüce yerlerdesiniz, Monarşi ve Oligarşi, demokrasilere tamı tamına zıttır, onu da çağ gerilere gömüp geçti bile. Artık isteseniz de istemeseniz de ‘’İnsanlar çağın insanı olmak ve öyle yaşamak için de ısrarlıdır.. O nedenle çağa uymak ve çağdaş olmakta acele etmelisiniz.

Saygılarımla.

By Ali Rıza Uğurlu

isaköyü

Bir cevap yazın