Image

ImageGündeme kerhen sıkıştırılmış bir konu var, "Alevilik". Kaba olacak amma, inatlaşmanın, dayatmanın, hiç bir gücü beklediği sonuca götürdüğüne tarih şahit olamamıştır. İster kişiler, ister kurumlar, ister ayağı belli bir idoloji üzerine oturmuş iktidarlar olsun. Dayatma bir dayaktır, eğilir bükülür ve gün gelir çat deyip çöküp yatar ve hep de bu böyle olmuştur.
S. Başbakan Tayip Erdoğan Reha Çamuroğlu´nu M.vekili seçtirdi, şimdi Alevilere nasıl bir alevilik dayatalım ve ne kadarını tarafımıza çekebiliriz deyip, Yazılı ve görsel yayından öğrendiğimize göre, çalışmalara başlamışlar bile.
Reha Çamuroğlu´nu ben kesin bir tarih diyemeyeceğim, amma, Sivas katliamından hemen sonra, Hamburk´da bir panelde dinlemiştim. Konuşmalarının arasında Tarihten ve o toplumdan bile sıkılmadan, şöyle bir benzetme yapmıştı.
"Bu günkü İran rejimi Şah İsmail (Hatai) nin devamıdır. Bunu demekle, türbana ve çarşafa çağrı yapan şeriatçı yüzü orada tam olarak anlaşılmamıştı.
Ta ki, bu yıl 21 Temmuz Genel seçimlerde adaylığı duyuluncaya dek. Hamburk da panelden sonra kendisiyle bir daha da karşılaşmamıştım. AKP den adaylığını okuduğumda, her sınıfsal kavgada ve inançsal bazda böyle birileri çıkar, çok da gördük dedim.
AKP günümüzün bir Emevi benzetmesi olduğunu tüm icraatlarında göstermiştir.
Tayip Erdoğan´nın Aleviliği "şekillendirme yolunda" Reha Çamuroğlu ile konuşmasını, Emevi İslam kurallarını, tek mesep olarak geleceğe hazırlanmanın atılan adımlarından birisi olarak düşünebiliriz elbette.
S.Tayip, "Halife Ömerin yolundayız", sözünü çok kullanmıştır. Halife Ömer ise, Haz. Muhammed´in Haz. Ali yi vekil etme vasiyetine karşı çıkan ilk kişidir. Sünnileşme o üç halife döneminde başlamış ve Ömer zamanında daha da sertleşmiştir. Tayip de onlara benzeme yolunda çaba harcayan bir Emevi sempatizandır.
Yapmak istedikleri yeni Anayasa ve Reha Çamuroğlu kalemiyle çizilecek Alevilik de bir Emevi dayatması olacaktır.
Aynen, geçmişte görüldüğü gibi, bu gün de, aleviler arasında sistem yanlısı, HIZIR paşalar sayabiliriz. "Türkiye laiktir, laik kalacak", diyenlere şimdi sormak lazım.
Türkiye laik miydi? Türkiye tarihinde hiç de laik olmamıştır bence. Ondan  bu yana bugünkü TBMM de bir parti göstermemiz olanaksız. Her neyse;
Yüce TANRI, Şeytan, Kandırdığın kul senin olsun), demiş. Biz de AKP ye, "kandırdığın al senin olsun, hayrını gör kardeşim" diyelim.

Böl:2
Asıl Ehlibeyt dostları; Pir Sultan yolunda, Başları dik, alınları açık, "Sevgi, Hoş görü, emeğe yüce değer diyen, herkesle barışık, sömürüye savaşa karşı, "Tanrı İnsan Doğa", yı bir bütün olarak keşfetmiş, yanılmaz, bir öğretinin adıdır, Alevilik. Kimse keçesini boşa günde yakmasın.
Bu aynen böyledir. Alevilik yalnız dini inanç da değildir. Sanat ve Kültür, le içi dopdolu, ilme gönül vermiş bir yaşam biçimidir, tam anlamıyla.
Bazı Alevi kuruluşları da, hayvan kesip, etli pilavla günah çıkardıklarını sanmaktalar.
O nedenle, Aleviliği anlamak ve anlatmak için, önce 7 ozanımızı ve ozanlarımızı okusun anlasınlar. Orada her şey, ozanın dili sazın teli ile daha iyi anlaşılacaktır.

Böl:3
Bizim site yöneticilerimize de bir sorum olacak;
Bu gün değinilmesi gereken nice nice konular var. Örneğin, yukarda değindiklerim. Dünyayı tek yönetmelikle yönetmeye çalışan emperyalist güçler gün be gün geleceği karartmaya yönelmişlerdir. Öyleyken bu durum karşısında kaygılarını dile getiren pek az insan görebiliyoruz ortalarda. Kolaylaşan imkanlar karşısında kim ne düşünüyor?, insan merak ediyor doğrusu. Mesela; küçük bir örnek diyecek olursam, sitelerimizin önde sağ tarafa dizili resimler ne amaçla kondu oralara?, bilemiyorum doğrusu. Bir yerlerde, "Yazarlarımız", Diye adları geçiyor, ama birilerinin henüz fazla bir yazısına tanık olup faydalanamadık. Bazı dostlar da kaç ayda bir yazsa da, ya övgü yağdırıyor birilerine, yada yazacaklar deyip bekleyip duruyoruz.
Yazsınlar, yazsınlar ki kendilerini her yönüyle daha iyi tanımış oluruz, hem de tanırken yazılarını okuyup fikirlerinden de yararlanmış oluruz, diye düşünüyorum.

Saygılarımla.

By Ali Rıza Uğurlu

isaköyü

Bir cevap yazın